Zeynep Çiçek

Zeynep Çiçek
@Zeeynepp__
29 Ekim
24 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Sevgi Kuramı
Sevgi, sevgi üreten bir güçtür. Güçsüzlük, sevgi üretemez. Bu düşünce Marx tarafından çok güzel açıklanmıştır:”İnsanı insan olarak düşünün ve onun dünya ile ilişkileri de insanca olsun, o zaman sevgiyi sadece sevgiyle, güveni güvenle vs. değiştirebilirsiniz. Eğer sanattan tat almak istiyorsanız, sanatkarca eğitilmiş olmanız gerekir. Eğer başka insanları etkilemek istiyorsanız, onlar üzerinde gerçekten uyarıcı ve geliştirici etki yapan bir kişi olmalısınız, insanlarla ve doğayla olan her ilişkiniz, sizin iradenizin nesnesi olan, gerçek bireysel yaşamınızın en net yansıması olmalıdır. Eğer sevginiz sevgi doğurmuyorsa bu, sevginizin sevgi üretmediği anlamını taşır. Eğer seven kişi olarak yaşamınızı ortaya koyuyor ama sevilen bir kişi olamıyorsanız, sevginiz güçsüzdür. Şanssızlıktır.” Sadece sevgide vermek, almak anlamına gelmez. Öğretmen, öğrencileri tarafından eğitilir; tiyatro oyuncusu, izleyicileri tarafından başarılı kılınır. Psikanalist, tedavi ettiği hastası tarafından iyileştirilir. Ama tüm bunlar, kişilerin birbirlerini nesne olarak görmeyip aralarında sıcak, üretken bir ilişki kurdukları zaman gerçekleşebilir.
Sayfa 46 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sevgi Kuramı
En önemli verme edimi maddi şeyler değil, aksine insana özgü dünyadan bir şeyler vermektir. Bir kişi bir başkasına ne verebilir? Sahip olduğu en değerli şeyden, yaşamından, kendinden bir şeyler. Bu, tabii ki kişinin yaşamını bir başkasına adaması anlamına gelmez; içinde yaşattıklarıdır vereceği şeyler; sevinçlerini, ilgisini, anlayışını, bilgisini, nüktesini, üzüntülerini verebilir; içinde yaşayan şeylerin dışa yansıyan her türlü belirtisidir verecekleri. Böylece yaşamından bir şeyler verdikçe karşısındaki kişiyi zenginleştirir, kendi içindeki yaşama sevincini coşturarak onunkini de coşturur. Almak için vermez, vermek başlı başına doyulmaz bir sevinçtir. Verirken karşısındakinin yaşamına bir şeyler aktarmaktan kendini alamaz, bu aktardığı şey ona geri yansır.
Sayfa 45 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Üretici bir kişilik için vermek, tümden farklı bir anlam taşımaktadır. Vermek, taşınılan gücün en üst düzeyde anlatımıdır: Verme edimi sırasında gücümü, zenginliğimi, kudretimi hissederim. Bu üst düzeyde yaşanılan canlılık ve taşınılan güç beni sevinçle doldurur. Kendi kabıma sığmadığımı, har vurup harman savurduğumu, yaşadığımı hissediyor, bu yüzden de sevinçten uçuyorum. Vermek almaktan çok daha coşku vericidir. Bu, beni yoksullaştırdığı için böyle değildir, verme eyleminde canlılığımın gücü yattığı için bu böyledir. Bu ilkenin geçerliliğini, onu birçok özgün olaya uygulayarak sınamak pek güç bir iş değildir. En basit örneği cinsel yaşamda görülebilir. Erkeğin cinsel işlevinin en ulaşılmaz anında verme edimi yatmaktadır. Erkek kendini, cinsel organını kadına vermektedir. Eğer güçlüyse vermekten kendini alamaz. Veremiyorsa eğer güçsüz demektir. Kadın için de süreç pek farklı değildir. Hatta bir ölçüde daha da karmaşıktır. Kadın ayrıca kendisini de vermektedir, kadınlığın merkezine giden kapıları açmakta, alma edimi içinde vermektedir. Eğer bu verme edimini başaramıyor, sadece alıyorsa, o zaman soğuk bir kadın olduğu çıkar ortaya. Kadında verme eylemi, sevgili olmanın dışında bir kez de anne olarak belirir. Anne içinde büyüyen çocuğa kendini verir. Sağlığını verir. Vermekten alıkonulmak annede acı yaratır. Maddeler dünyasında vermek, zengin olmak anlamına gelmektedir. Çok şeyi olan değil, çok veren zengindir. Bir şeyi yitirmekten korkan istifçi, ne kadar çok şeyi olursa olsun, ruhbilim dilinde yoksul ve yoksun bir kişidir. Ancak kendinden bir şeyler verebilen kişi zengindir.
Sayfa 44 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Sevmek, zorlama olmadan sadece özgür olunduğunda yaşanabilen, insan gücünü somutlayan bir eylemdir.
Sayfa 43 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Olgun sevgi kişinin kendi bütünlüğünü, bireyselliğini koruyarak gerçekleştirdiği birliktir.
Sayfa 42 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı