"Keyif ile keyifsizliğin birbirinden asla ayrılmaz şeyler olduğunu düşünelim, öyle ki, insan birinin ne kadarına sahip olmak isterse, ötekinin de ancak o kadarına sahip olacak olsun. Nasıl bir seçim yapardınız? Mümkün olduğu kadar az keyif, dolayısıyla az acılı bir yaşam mı; yoksa o ana kadar hiç tadılmamış zevkleri tatmanın, büyük keyifleri yaşamanın ağır bedelini ödeten bir yaşam mı? Eğer ilk seçeneği seçer ve acılarınızı azaltmayı, hatta yok etmeyi isterseniz, o zaman zevk alma kapasiteniz de azalacak, hatta yok olacaktır."
'Düşünceye sahip olan birey' düşüncesine hâkimdir ve iradesiyle seçer düşüncelerini. Ancak 'bireye sahip olan düşünce' söz konusu olduğunda, kişi tutsaktır ve kendisine hükmeden düşüncelerin etkisinden kurtulup özgürce hareket edemez.