Sevmesini bilmeyen güzel sevilmek istiyor.
İlgi gören yüz çeviriyor.
Kovalanan kaçıyor, kaçan kovalanıyor.
İsteyenin değil de istemeyenin peşinden gidiliyor.
Değer veren değer görmüyor. Ama değer vermeyene çoğu kendini paspas ediyor.
Bu sevmek midir?
Yoksa elde etme dürtüsünün uyandırdığı bir
hırs mıdır?
İnsan elde edinceye değin süren duyguların esiri olurken çabuk tüketilen
hislerin sarmalında savruluyor.
Yitirdi! Insan kendini, benliğini, samimi duygularını kaybetti.
Ne oldu böyle? Oysa ki insan değil miydi aşkı arayan. Yoksa kendini mi kandırıyordu? Kendini kandırırken başkalarını da bu oyununa alet etti.
Pis bir aşk oyunudur oynamıyor. Oynayan kaybeder. Her seyden evvel kendini kaybeder.
Kalbini kirletir.
Duygular çer cöp ve fikir dünyasını berbat eder.
Umutlar söner. Gözlerine gün gelir hüzün
perdesi iner. Kendini perişan eder…
ERDOĞAN YILDIRIM
Günleriniz dertsiz ,geceleriniz eksiksiz ve hüzünsüz olduğu zaman değil. Tam tersine bütün bunlar yaşamınızı kuşatmışken, çıplak ve tüm bağlardan kurtulmuş olarak hepsinin üzerine yükseldiğiniz zaman özgürsünüz gerçekten…