Vaktiyle Gazanfer Ağa buraya bir çeşme bir de açık namazgâh yaptırmış. Şehirden ayrılan kervanlar kalanlarla burada vedalaştıkları için İstanbullular buraya Ayrılık Çeşmesi demişler.
Bir kavanoz kurum demek, en az beş şişe mürekkep demekti. Hem de en âlâsından. Bir an bu kavanozun, diğer avcumda duran akçe kesesinden daha değerli olduğunu düşündüm. Çünkü Süleymaniye Camii'ndeki mum islerinin kim bilir kaç ayda biriken kurumuydu elimde tuttuğum.