Sevincinden, kanatları gizlemeyi unutmuştu.
Pencere açıktı. Hemen kalkıp pencereden baktı.
Karşı damda bembeyaz bir güvercin duruyordu:
— Sana bir çift sözüm var ey Cihan Şah, diye dile geldi
Gevherengin. Beni hile ile kendine âşık ettin, kendi cinsimden ayırdın. Sen de benim hilemi bağışla. Kanatlarımı takındım; doğru baba ocağıma dönüyorun. Beni gerçekten seviyorsan, dağ deniz demez ardıma düşersin. Gevherengin Kalesi'ne varırsın. Gerçek sevdanın yolu yokuştur, unutma.
Sözünü bitirdikten sonra kanat çırpıp uzaklaştı.
Sayfa 136 - Yapı Kredi Yayınları, 9. Baskı·Kitabı okudu
- Peki vezir ne oldu?
— İsi bitince geri yolladım onu.
— Ama, sizi ele verir, yerinizi söyler diye korkmadınız mı?
— Aramızda sevgi bağı yoktu ki beni ele versin, diye güldü Şahmeran. İhanet, sevgi söz konusu olduğu zaman vardır.
Işte onun için seni, o vezir gibi kolayca salıveremem.
—Şahmeranım, diye mırıldandı Camsap. Sana tutkunum, gizlemiyorum bunu, ama ne üstüne istersen and içeyim; hiçbir zaman ele vermem sizleri, yerinizi kimselere söylemem.
Sayfa 120 - Yapı Kredi Yayınları, 9. Baskı·Kitabı okudu
Adı Zelihaydı. Kıraç bir yolda kendi başına akan ufak çağıltıIı bir ırmağı andırıyordu adı, döne döne, parlayarak uzayan iki örgüyü, güneşi almaya alışkın bir evde, kerevet üstünde usulca örgüsünü ören bir kadını... Yusuf, üç günlük karısının arkasından bakarken bütün bunları teker teker ama ayıı anda düşündü, yüreği kıpırdadı. Yıllar önce iki örgü olan bu saçlar sonraları tek örgü olmuştu. Kurdelelerin yerini bir-iki yıldır özensiz lastikler almıştı. Şimdi de alımlı, evli bir kadının ciddi tokasını iliştirmişti saçına. Üstelik adı Zeliha'ydı; demek yazgısıydı Yusuf'un..
Sayfa 82 - Yapı Kredi Yayınları, 9. Baskı·Kitabı okudu