Ya kendinin arkadaşı olursun ya da sürekli başkalarının gölgesinde kaybolursun. Yani demek istediğim: Baharı dışarıda arama; kış da sensin, bahar da sen. İnsanlarla aranda mesafeler olsun ama kendine asla sırtını dönme. Köprü de sensin sana, duvar da sen. Gülümsemeyi eksik etme kendinden ve tüm pişmanlıklarınla barış. Huzur da sensin, kendine verdiğin zarar da sen. Bu hayat senin. Cefası senin, sefası senin. Yol da sensin, yolcu da sen. Ve yaşadığın kadarsın. Kimbilir belki yarın yok ama bugün varsın. Kendine vereceğin söz de senin, karar da senin.
"Hayatım kurşunkalemle yazılmadığı için istesem de bana uymayan şeyleri silemem. Onlar hep benimle olacak. Kendi kendime açtığım yaraları iyileştirdim ama izleri kaldı."
Zamanın, nefesinin hatta umutlarının ve hayallerin ne kadar da kıymetli olduğunu bilseydin tüm bunları öyle bir çırpıda derinlerde ne sakladığını hiç bilmediğin insanların ellerini bırakmazdın. Ve bilseydin uzun soluklu ilişkilerin derinlere kök saldığını, içini öyle bir çırpıda herkese açmazdın. Bazen düşmana gerek yok diye düşünüyorum insanın kendine yaptığını kimse ona yapmıyor.
Can konağını aramadaysan cansın;
Bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin,
Bir damla su arıyorsan susun,
Zulmün peşindeysen zalimsin,
Aşkı arıyorsan âşıksın,
Gönlün neye kapılmışsa osun sen.
Şu nükteyi biliyorsan işi biliyorsun demektir:
Neyi arıyorsan osun sen.