Annem, ah annem, ne çok çıkıyorsun karşıma böyle? Beni bir annenin kızını sevmesi gerektiği gibi sevseydin nasıl olurdu acaba yaşamım? Sık sık sorgularım bunu. Ben annesine annelik eden küçük kız çocukların- dan biriydim. Annem çok yoğun, çok yorgun, çok sinirliydi. Hayat bana çocuk bedenimde yetişkin olma sorumluluğu verdi, belki bu sebeple içten içe hiç büyümek istemedim, belki bu sebeple bir tarafım hep çocuk kaldı. Yaşanması gerekirken yaşanmayan her şey çiğnenmeden yutulmuş bir armut gibi takılır insanın boğazına. Hani bazen bir ağırlık çöker boğazınıza, söylemek istediklerinizi söyleyemez, konuşmanız gereken yerde susarsınız...