Sağ ve Sol terimlerinin kökeni;
1789'da Genel Meclisin ilk toplantısında benimsenen oturma düzenine, Fransız devrimine kadar gider. Üçüncü Meclisin üyeleri olan radikaller solda otururken , kralı destekleyen aristoklaratlar kralın sağında oturuyorlardı. Çok kısa süre sonra "sağ" terimi gericilik veye kraliyet yanlılığı olarak, "sol" terimi de devrimci veye eşitlikçi duygudaşligi barındıran terim olarak anlaşılmaya başlanmıştır.
Kendini yalnız ve öksüz hisseden birinden iyi bir eş olmaz . Bu kişi ya ben diyen bir despot , ya da böyle bir despota boyun eğen pısırık biri olur. Yaşamını kendi seçimleriyle yönlendirmeyi bilmediği için kendine özgü birey olmakta zorlanır; farkında olmadan kültür robotu olarak yaşar.
Bu dünya soğuyacak ,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını,
yahut ölü bir bulut gibi de değil ,
boş bir ceviz gibi yuvarlacak ,
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız,
şimdiden çekilecek acısı bunun ,
Duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya ,
"Yaşadım" diyebilmen için.
Nazim Hikmet