Dünyadan elini eteğini çeken herkes herkesi sevmelidir,
onların dünyasından da elini eteğini çekmektedir çünkü.
Böylece gerçek insan doğasının iç yüzünü sezmeye başlar; bu varlık sevilmez de ne yapılır; ama bunun tek koşulu vardır:
sevilenin dengi olmak.
Tüm dünya böylesi mazeretlerle
doludur, hatta gözle görülür bütün dünya bir anlık huzur
arayan insanın kendini haklı çıkarmasından başka bir şey
değildir belki de. Bilginin önceden verildiği gerçeğini bozma,
bilgiyi ulaşılacak bir amaca dönüştürme çabası.
Hiç kimse eninde sonunda kendisine zarar verecek bir şeyi
isteyemez. Kimi insanda böyle bir durum görünüyorsa -belki
de herkeste var bu görünüm- nedeni, o insanın içindeki iki
ayrı kişiden birinin kendisine yararlı bir istekte bulunmasına
karşın, bu isteğin karar verilirken yarı düşüncesine başvurulan
ötekisine zarar vermesidir. İnsan, ancak karar sırasında değil,
daha başlangıçta içindeki ikinci kişinin tarafını tuttuysa, ilk
kişi ve onunla birlikte söz konusu istek de silinip gider.