Yüksel Bayraktar

Yüksel Bayraktar
@Zerdust16
Psikolojik Danışman
Lisans
Bursa
Artvin, 1980
40 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Enuma Eliş’in (Babil Yaratılış Destanı)
Puan vermedi·104 syf.··
2026 35. kitabı
Enuma Eliş’in (Babil Yaratılış Destanı)sadece dini bir yaratılış hikayesi değil; Babil'in Mezopotamya’da yükselişini kanıtlayan bir metindir. Babil MÖ 2000 önceleri Mezopotamya'da adı sanı pek duyulmamış, önemsiz bir kasabaydı. O dönemde bölgenin kültürel ve dini liderleri yahmin edileceği üzere Sümer kökenli Nippur şehri ve onun baş tanrısı Enlil’di. Enuma Eliş, Sümerlerden miras kalan eski mitolojik unsurların (ejderha savaşı, su kaosu) Babil milliyetçiliği potasında eritilerek, Babil'i dünyanın merkezi, Marduk'u ise evrenin mutlak hakimi ilan etmek için yazılmış tarihin en başarılı "kültürel revizyonizm" ve siyasi propaganda metinlerinden biridir.( yapay zela derlemesi) Zamanla Babil (özellikle Kral Hammurabi ve sonraki dönemlerde) askeri ve ekonomik olarak bölgenin süper gücü haline geldi. metnin MÖ 14. ila 11. yüzyıllar arasında kaleme alındığı tahmin edilmektedir Konusu; evrenin kaostan nasıl var olduğu, tanrılar arasındaki büyük egemenlik savaşı, Babil'in kuruluşu ve insanın yaratılışıdır. Evrenin en başında sadece uçsuz bucaksız bir su kütlesinden oluşmaktaydı yani kaostan . Bu kütle iki ilksel güçten oluşur: Apsu: Tatlı su (eril güç) Tiamat: Tuzlu su/Deniz (dişil güç) tiamat apsunun karısıdır. Bu ikisinin sularının karışmasından ilk tanrı kuşakları doğar. Ancak yeni ve genç tanrılar çok hareketli ve gürültülüdür. Onların yarattığı bu bitmek bilmeyen şamata, yaşlı Apsu’nun uykusunu kaçırır ve huzurunu bozar. Gürültüye tahammül edemeyen apsu çılgına döner karısı Tiamat’ın karşı çıkmasına rağmen genç tanrıları yok etmeye karar verir Bilgelik tanrısı Ea (Enki) bunu öğrenir ve Apsû’yu öldürür ve Tiamat intikam almaya karar verir.Korkunç canavarlar yaratır ve yeni eşi Kingu’yu ordusunun başına geçirir. Kingu’ya tanrıların kaderini belirleyen Kader
Babil Yaratılış DestanıAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,909 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Viktor E.Frankl/ Anlam, Özgürlük ve Sorumluluk
Puan vermedi·148 syf.··
2026 34. kitabı
Viktor E.Frankl/ Anlam, Özgürlük ve Sorumluluk Viktor E. Frankl, 20. yüzyılın en önemli psikiyatristlerinden biridir. Nazi toplama kamplarındaki sağ kurtulan Frankl, bu cehennemde bile insanın hayata tutunmasını sağlayan şeyin ne olduğunu gözlemlemiş ve psikoloji dünyasına Logoterapi (Anlam Yoluyla Tedavi) ekolünü kazandırmıştır. Onun felsefesinin temel noktasında bir birinden ayrılmaz üç kavram vardır kavram yer alır: Anlam, Özgürlük ve Sorumluluk. Frankl'kitapta yer alan söyleşisinde; insan ne zevk ne mutluluk ne güç ne prestij için temel bir ihtiyaç duyar aslen ve temel olarak her insanın ihtiyacı hayatı yaşamaya değer kılan bir anlam bulma ve buna ulaşma arzusudur. Freudun ifade ettiği gibi insanın amacı haz olsaydı içgüdününün tatmini bir amaca yani haz amacına dönüşür fakat bunun da ötesinde bir haz aracı durumuna gelir anlam ve değer odaklı olan kişi bu şekilde dördü ve şerbet odaklı kişiye dönüşür şehvete düşkünlüğünün negatif karşılığı ise uyuşturucu bağımlılığının altında yatan kendine acıma isteğidir der.Frankl, hayatı anlamlı kılmanın üç yolu olduğunu söyler: 1. Eser üreterek ya da bir iş yaparak (Yaratıcı değerler)2. Bir şeyi deneyimleyerek veya biriyle bağ kurarak (Sevgi, doğa, sanat gibi deneyimsel değerler) 3. Değiştirilemez bir acıya karşı takınılan tutumla (Kaçınılmaz acıyı bir zafere dönüştürmek ,neitzche nin öldürmeyen acı güçlendirir metaforu ) Frankl bir söyleşisininde potansiyel olarak acı çekerek ama sadece mecbur kalınırsa acı çekinmeli, bu bir tercih olmamalı unutmayın yok gereği çağırmaya gerilerek gereksiz acılara katlanmak bunların hiçbir anlamı yoktur Asıl acı kişinin kurtulamadığı ve değiştiremediği koşullarda çektiği acıdır kişi bu acının üstesinden gelmek zorundadır. Sabit bir anlam yoktur: Hayatın genel, soyut bir anlamı yoktur.
Anlam, Özgürlük ve SorumlulukViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayınları · 202633 okunma
Euripides /Orestes
Puan vermedi·104 syf.··
2026 33. kitabı
Euripides /Orestes Aiskhylos Antik Yunan trajedisinin babası olarak bilinir. Bahsettiğiniz "Orestes" konusu, onun tiyatro tarihinin en büyük şaheserlerinden biri kabul edilen "Oresteia" üçlemesini (trilogogy) ifade eder. Bu üçleme; Agamemnon, Adak Sunucuları (Choephori) ve Eumenidler (Eumenides) adlı üç oyundan oluşur. İşte bu devasa mitolojik ve hukuki trajedinin devamına Euripides daha modern ve psikolojik bir yaklaşım getirmiştir. oyunu, adeta antik bir trajedi olmaktan çıkarıp modern bir psikolojik gerilim ve politik hiciv halini alır. Euripides, hikayeyi Aykilos’un bıraktığı yerden —yani Orestes’in annesi Klytaimnestra’yı öldürmesinden tam 6 gün sonrasından— başlatır. Orestes, babası Agamemnon’un annesi Clytemnestra ve sevgilisi Aegisthus tarafından öldürülmesinin intikamını almak için annesini öldürür. Ancak oyun, bu cinayetten sonraki günlerde geçer. Apollo, Orestes’e babası Agamemnon’un intikamını almasını emreder. Orestes, gereğini yapar , annesini öldürdüğü için vicdan azabı çekmekte ve Erinysler (intikam tanrıçaları) tarafından takip edildiğine inanmaktadır , Halk meclisi onu ölüm cezasına çarptırmak ister. Kız kardeşi Electra ve sadık dostu Pylades ona destek olur. Halk orestes ve Electrayı dışlar lanetler toplumsal linçe uğratır Çaresiz kalan Orestes ve Pylades, Menelaos’tan yardım isterler; fakat bekledikleri desteği göremezler. Bunun üzerine daha radikal bir plan yaparlar: Menelaos’un kızı Hermione’yi rehin alırlar ve Helen’i ( Truva savaşının nedeni , aynı zamanda orestes ve Electranın teyzesidir) öldürmeye kalkışırlar. Acaba başarır mı ? :) Apollon orestese intikam almasını söyler Kehanet tanrısı olarak, eğer bu görevi yerine getirmezse ağır cezalar göreceğini söyler. Bu nedenle Orestes bir ikilem içinde kalır: * Bir yandan babasının
OrestesEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021547 okunma
Şener Aksu/Annemin Romanı
Puan vermedi·278 syf.··
2026 32. kitabı
Şener Aksu/Annemin Romanı Çukurova’nın Yaşar Kemal’i varsa bizim de Şener Aksumuz var Bir anne düşünün, hem falcı,hem rüya yorumcusu, masal anlatıcısı. Her şeyden önce bu annenin kamanlar gibi mistik bir yönü var doğanın dilinden anlayan, kolay kolay pes etmeyen savaşçı bir ruhu var işte böyle bir annenin yaşamını anlatmaya çalışmış Şener abi, eminim ki bu anlattıkları %10 bile değildir çünkü bilirim bizim oranın kadınlarını. Roman buram buram Artvin kokuyor, Kah dağlarda gezerken, kâh çayır biçerken kâh çobanlık ederken bulursunuz kendimizi hem de canlı canlı içinde yaşayarak. Hikayenin sıcaklığı hemen sarıyor sizi ve içini alıyor bir masalın tadında , satırlar su gibi akıyor, bir çocuk merağı sarıyor yüreğinizi okurken. İçinde sosyolojik gerçeklerden izleri bulabileceğiniz bir roman özellikle 1960‘ların Türkiyesinin kırsal yaşamına dair izler , o ezilmişlik çaresizlik içinde direnişin umudunu görürsünüz Ayrıca köyden kente- kentten köye göç’ü anlatan 1960- 70 lerin Türkiyesini içinize çekiyorsunuz , zaman zaman dönemin toplumsal cinsiyet rolleri ,kadının toplumdaki yeri ve konumuna dair atıflarda bulunuyor . Bu bakımdan kitap toplumsal gerçeklik tarzında yazılmış bir kitap, her ne kadar biyografik bir kitap olsa da yazarın çocukluğuna dahil izler de barındırması bakımından otobiyografi tarzında da bir kitaptır Yani toplumsal gerçeklikle yazılmış, biyografik ve otobiyografik bir romandır. Yazar bir idealin peşinden koşmaktadır annesinin ruhu rahat etsin diye ondan kalan son hatırası -saçlarını - annesinin ruhunu da yansıtacak bir yer bulup gömmek istemektedir acaba yazar bu idealini gerçekleştiriyor mu? Şener Aksu aynı zamanda şair olduğu için bu özelliğini romanlarında da görmekteyiz, bu yüzden de, romanın içinde şiirlerine yer verirken, romanın şiirsel bir
Annemin RomanıŞener Aksu · Aydili Sanat Yayınları · 20262 okunma
Aiskhylos/Zincire Vurulmuş Prometheus
Puan vermedi·78 syf.··
2026 31. kitabı
Aiskhylos/Zincire Vurulmuş Prometheus Yunan tragedyasının kurucularından Aiskhylos un kaleme aldığı eser ben İklim olarak yazılmış ama zincire vurulmuş Prometheus haricinde geri kalan net günümüze ulaşmamıştır Zincire vurulmuş Prometheu otoriteye başkaldırının , fedakârlığı bilimin ve medeniyetin sembolüdür Titan Prometheus, tanrıların kralı Zeus'un insanlığı yok edip yerine yeni bir soy yaratma planına karşı çıkar. İnsan acizdir, karanlıktadır ve çaresizdir. Prometheus, Olimpos Dağı'ndan ateşi (yani bilimi, sanatı, medeniyeti ve bilinci) çalarak insanlara verir. Ve tanrı zeus Bu itaatsizliğe öfkelenen tiran Zeus, Prometheus'u dünyanın bir ucundaki Kafkas Dağla ama 'na zincirletir. ( Adem’in yasak meyveyi yemesi de iyiyi ve kötüyü bilme bilgisine erişmesi gibi , adem de iyi ve köyüyü öğrenmesi sonucu cennetten kovulmuştu.) Güç (Kratos) ve Şiddet (Bia) eşliğinde, demirci tanrı Hephaistos tarafından kayaya çakılan Prometheus, acı çekmesine rağmen Zeus'a boyun eğmez. Çünkü o, geleceği görme yetisine (öngörüye) sahiptir ve Zeus'un tahtını sarsacak büyük sırrı bilmektedir. Prometheus; dogmalara, baskıcı rejimlere ve kiliseye (dine )karşı baş kaldıran özgür insanın marşı haline gelmiştir. Oyun sadece bir mitolojik bir anlatı değil; insanlığın cehaletten kurtulma, aydınlanma ve baskıcı otoritelere karşı benliğini koruma için ilk yazılı manifestolarındandır. Genel olarak 5 ana teme üzerine durur . Otorite, Güç ve Tiranlık (Siyasi Boyut) . İtaatsizlik, Başkaldırı ve Devrimcilik . Fedakarlık ve İnsan Sevgisi (Filantropi)’ . Kader ve Zamanın Gücü (Mitolojik/Felsefi Boyut) . Bilgi , bilinç, insanın kendidini geliştirmesi, ilerlemesidir Prometheus hakında bir çok yazar ve düşünür çeşitli fikirler beyan etmişti Tabi herkes Prometheusu kahraman olarak
Zincire Vurulmuş PrometheusAiskhylos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201910,1bin okunma