Zerrin

Zerrin
@Zerrin_03
Beğeni ve takiplerimi şahsi algılamayınız lütfen
Özel Eğitim öğretmeni
60 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
Aynı odada bulunan üç ayrı kişiden, biri mutlu, biri kederli, diğeri de korku içindeyse, bu insanlardan her biri, aslında farklı odalarda bulunmaktadır. Çünkü oda birinin kederini, diğerinin korkusunu, öbürünün mutluluğunu törpülemekte veya artırmaktadır. Genel olarak herkes aynı kâinatın içinde olsa da, özel olarak, hiç kimse bir başkasının kâinatı içerisinde yer tutamaz. Herkes kendi kâinatının başrol oyuncusudur. Herkesin kendine özel kâinatı, genel kâinattan, kalbinin ve algılarının durumuna göre ayrışmış ve farklılaşmıştır.
Reklam
Değişikliklerden ürker insan. Oysa insan hareketle, faaliyetle, değişimlerle ve musibetlerle varlığa erer. Yaşadığı şehirden taşınınca acı çeker. İş değiştirince acı çeker. Yatağından çıktığında bile acı çeker. Ancak nefsinin çektiği acıya karşılık, ruhu bu değişikliklerden varlığa ermenin hazzını alır.
Endişeli bakış, kâinatta her şeyi endişe kaynağı olarak gösterir. İhanet korkusu yaşayan biri etrafını bir ihanet çemberi olarak görür. Sorun, görünenlerde değil, gözlerdedir, bakışlardadır. Her güzelin çirkin göründüğü bir görme açısı, her çirkinin güzel göründüğü bir bakma açısı mutlaka vardır. Her şey yolunda gitse bile kalbindeki karanlık sebebiyle hayatı ve olayları daima karanlık gören insanlar vardır.
Herkes bu kitabı okumalı bence
iflas etmeseydim, ihanete ugramasaydım, gibi herkesin yuzlerce 'keşke'si vardır. Ancak bunlar dünyanın ve insanın bütünlüğünü tamamlayan meselelerdir. Dünya bir cennet değildir, dünya sırat köprüsü değildir, dünya kabir hayatı değildir, dünya anne karnı değildir. Dünya, dünyadır. Onun kendine has özellikleri ve kusurları vardır. Dünyayı dünya yapan kısmen kusurları olduğu için, onun içinde ne kusursuz bir eş, ne kusursuz bir arkadaş, ne de kusursuz bir ev veya bir iş bulunamayacaktır.
Başımızdaki musibete benlik penceresinden baktığımızda onun adı gam, tasa ve kederdir. Ancak bir başka insanın gözünden kendi musibetimize baktığımızda onun adı nasihat ve ibrettir. Melekler gözüyle baktığımızda yaşadıklarımız bir zikir, Rabbimiz açısından düşündüğümüzdeyse bu ancak bir tecellidir. Merkezden uzaklaşıldıkça başımıza gelenler bir felaket olmaktan çıkıp, bir hizmet ve bir ödül olmaya doğru yol almaktadır.
Reklam