“Bilgelik duyacağın değil, bulacağın cevaplardan gelir…”
Genç Şaman Subala, Mihimat tarafından yetiştirilerek tılsımlı bir oyuncağı almak ve sıfıra ulaşmak için uzun bir yolculuğa gönderilir. Yolculuğunun her adımında ve insanlarla her karşılaşmasında öğreticisinin sözleri onu karşılarken onun yasakladığı ve aslında bilmediği herşeye karşı derin bir merak duyar. Soru sormanın ve cevap bulmanın ne olduğunu kavramaya çalışırken saflıkla başlayan bu yolculuk bilgelik ile sonlanır.
Yazar ilk olarak eserini 2013 yılında yazmış. Zaman geçtikçe eksik bir şeyler olduğunu düşünerek yeniden kaleme almış. Aslında ilk kitabı Masal-Roman amacıyla yazılsa da ikinci defa kaleme allndığında bu sağlanmış. Mistik, felsefi, kendine dönüş, varoluş ne derseniz diyebilirsiniz,içeriği sizi sıkmadığı gibi yolda sizinde durmanıza izin vermeden amaca ulaştırıyor.
Bu yıl için diyebilirim ki, henüz Ocak ayında olsak bile, benim yılın ilk okuduğum kitabı olsa bile, gözüm kapalı önerebileceğim bir eser oldu. Keşke daha çok kişi tarafından okunsa ve paylaşılsa. Yazar Şaman Subala ile beraber yüzlerce yıl öncesinden günümüze kadar gelen yolları ve insanın hikayesinin tek bir şey olduğunu size sunuyor. Saflığın doğası, bilgeliğin gücü ve aşkın bir sonunun olmadığını satır aralarında okuyarak sizde kendi sıfırınıza ulaşmaya çalışıyorsunuz.
Yazı dediğin bir büyü. Dünyadaki hiç bir nesne yazı kadar dayanıklı değilmiş. Hiç bir şeyde rüya kadar uçucu değil.