Filozof George Santayana 1905 yılında,geçmişi hatırlayamayanların onu tekrarlamaya mahkûm olduklarını söylemişti.Bu korkunç tekrarları,alınamayan derslerin dehşetini,yirmi birinci yüzyılın da yavaş yavaş yirminci yüzyılın kaba saba bir yorumuna dönüştüğünü görmek için haberleri açmak yeterli.
Görebildiğim kadarıyla yirmi birinci yüzyılda yaşanan sorunlardan biri de bu.Çoğumuz ihtiyacımız olan bütün maddi şeylere sahibiz ve bu yüzden pazarlamacıların işi artık ekonomiyi duygularımızla ilişkilendirmek,şimdiye kadar ihtiyaç duymadığımız şeyleri istememizi sağlayarak daha fazlasına ihtiyacımız varmış gibi hissetmemizi sağlamak.
“...Ama yaşlandıkça,hiçbir şeyin yanına kâr kalmadığını fark ediyorsun,Anton.İnsan zihninin kendi...Zindanları var.Hayatta her şeyi kendin seçemiyorsun.”
...
“Nerede doğacağını,kimin seni terk edip edemeyeceğini seçemiyorsun;aslında pek bir seçeneğin yok.Hayatın da aynı tarih gibi değiştirilemeyen gelgitleri var.Ama yine de bazı seçimler yapabilirsin.Kararlar alabilirsin.”