Ancak kadınlarda -o da çok azında- rastlanan bir beceri var Meliha Hanım’da. İki üç sözle açıklayabiliyor kendini. Hiç hazırlamadan, kendiliğinden. Sanki yıllar öncesine dayalı bir dostluk var da onu yaşıyor birden, üstüne varmadan sağlamlaştırıyor, öyle ki, geçmişi olmasa da garip bir zenginliği, yoğunluğu üstleniyor bu dostluk, ister istemez paylaşılıyor; bir sedirde, bir odada, bir limanda hep kalma, hep kalma isteği veriyor...
Galiba,güçlüklere birlikte karşı koymaya başladıktan sonra sevdik asıl birbirimizi. Yoksa, birlikte dayatabileceğimizi sezdiğimiz için mi baştan birbirimizi seçtik? Çok kafa yordum, bir türlü işin içinden çıkamadım.
Şimdi biliyorum ki aslolan vardığımız yer: birbirimizi çok sevdiğimiz.