İnsan yaratılmışlara nasıl davranırsa, yaratılanların Rabbi öyle karşılık veriyor galiba. Sadece insanlar-hayvanlar değil, canlı-cansız her şey, yaratılmış ne varsa...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aşıkta kendisinden eser kaldığı müddetçe vuslat mümkün değilse eğer, aralanan kapının arkasında duran kapıyı çalan da başkası olamaz. "Ben"i terk edebilen aşık için, değil kapı aradaki dağlar, denizler bile ayrılık sebebi değildir. O kendisinden soyundukça sevgiliyi giyinmenin hazzını tatmıştır. Zevklerini, isteklerini, ümitlerini, hatta yürüyüşünü, bakışını, konuşmasını, tebessümünü bile sevgilininkiler ile takas ederek başlamıştır işe. Kendinde kendisinden Eser kalmayıncaya kadar devam etmiştir bu alışsız gibi görünen veriş. İhsandan doğan aşk diye bahsederler karşılığı olan aşktan; ve ihsan bitince aşkın da biteceğini anlatırlar. Bu ihsanın bir buse olmasıyla bir kaç köşkle bir kaç huri olması arasında hiç bir fark yoktur.
Sevgiliden uzakta olmak da güzeldir, sevgilinin dizlerinin dibinde olmak kadar.
Ve sevgiliyle her an beraber olmak, en az sevgiliden ayrı olmak kadar zordur.
Aşık yakınlık ister, ülfet ister, vuslat ister sevgiliden. Yakınlık sabır ister, olgunluk ister tahammül ister aşıktan.
Irağındayken senindir sevgili cancağızım, sen yanıbaşındayken kendisinin.