"...bildiğin insan aklı, yapay değil.
Düzdük. Basittik. Eksiktik.
Saçmaydık. İnsandık.
Sonra bir şeyler oldu. Birden değil, ağır ağır.
İletişim çağı, uzay çağı, şu çağı bu çağı diye oradan oraya savrulurken neye uğradığımızı şaşırdık. Bir yerde bir ip koptu, fena dağıldık. Belli ki bazı eşikleri çoktan aştık, bazı kapılardan çoktan geçtik, bazı yollara çoktan girdik. Ama işte o yeni yollarda düşe kalka yürümeye çalışırken hatırlamak lazım, biz aslında neydik, kimdik?
Çünkü bu dönüştüğümüz şeyde yok bir hayır.
Çünkü bu dönüştüğümüz şeye, sahiden hayır."