Zeynep Güney

İnsanlar, kimse kendileri için endişelenmesin isterken, başkaları için endişeleniyorlar.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Reklam
Yağmur ne zaman yağsa, panikleyen bir geç kalmışlık duygusu yaşıyorum. Pencerenin hangi yanında olursam olayım, ıslanıyorum. Her yağmur kendinden önce yağan başka bir yağmuru hatırlatır, biliyorum.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Karşılıklı, hatta mümkünse paralel divanlara uzanıp, aydınlıkta dillendiremeyecekleri şeyleri anlatıyorlar birbirlerine. Korkular o zaman açıklanıyor, aşklar yaşanmamış bütün ayrıntılarıyla süslenebilecek, yalnızca karanlıkta söylenebilecek, yalnızca karanlıkta paylaşılabilecek sözler bunlar.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Gece. Ona ihtiyacım var. O olmasa nasıl inanabilirim ki gündüzün sahiciliğine. Karanlık her yere hakim. Işığın bittiği yerde karanlık başlıyor. Bir sonu yok oysa ki. Işığı, aydınlığı çepeçevre sarıp sıkıştırıyor. Gücünü yitirsin diye. Sönsün, bitsin, yerini terk etsin diye. Işık gücünü başka yerlerden almak zorunda. Kendi kendini var edemeyecek kadar güçsüz ve sahte.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Bir şeyleri unutmak, unutabilmek, kendi kendine kalabildiği tek yerdi.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Reklam