Zeynep Güney

6/10
·372 syf.··
2022 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2022 16:07
Sanırım bir yıldır belki daha bile fazla zamandır salonda kitaplıkta duruyordu. Üç halamdan ortanca olan tek erkek kardeşleri olan babama vermişti kitabı. Bir anlamı bir manası var mıdır bilmem, akraba dediğinden en yakında olsa her şey beklenir nede olsa. İlk gördüğümde sinirlenmiştim "üç kız kardeşler biliyoruz babamı dışlıyorlar ondan mı verdiler bunu?" diye düşünüp hiç bakmamıştım bile ta ki dizisi çıkıp Murat Soner yorumlayana kadar... Videoda gördükçe sinir olmuştum ama bir yandan da merak ediyordum, her zamanki gibi kitaptan çıkıp saçma yazmışlardır diye düşünüyordum. Bir, iki bölüm kesiti izleyince "bu ne iğrenç bir dizi?" diye düşündüm ama kitabının farklı olduğuna inanmak istediğim için başladım okumaya. İlk başlarda düşündüğümden güzel, hızlı ve akıcı geçmişti ta ki korktuğum başıma gelene kadar. Kocasını evde tutamadığı için, kaynanasının "odun musun sen?" demesinin gerçek olduğunu görünce küçük bir şok yaşadım. Bütün umutlarım söndü, kitabı bırakmak istedim hatta. Ama sonra Dönüş'ün hikayesini merak ettiğimi fark ettim ve okumaya geri döndüm. Ne mükemmel ne de kötü bir kitap ortalarda keşke dizisi çıkmasaydı kitap olarak kalsaydı daha güzel olurmuştu, ama ne yapalım yapmışlar bir hata. Dizisi yerine kitabını tercih ederim, bazı rahatsız edici kısımları olsa dahi. Gerçi bir yer vardı Mustafa Kemal Atatürk'ten güzel bir şekilde bahsediyordu orası çok değerli ve güzeldi. Yine de bir şans verilir, diziden ayrı tutularak okunabilir. Çıtayı çok yüksek tutmayanlar beğenebilir. Bir şans daha verir miyim İclal Aydın'a? Sanırım evet. Kitabın bir seri olduğunu öğrendim ve diğerlerini merak etmeye başladım, zamanım olursa denk gelirse belki. Umarım dizisi çıktığı için kendini bozmaz.
Üç Kız Kardeşİclal Aydın · Artemis Yayınları · 202011,1bin okunma
Reklam
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2021 23:29
Önce sevdirip sonra kendinden nefret ettiren bir kitap karakteri var karşımızda. İlk bölümlerde onu o kadar çok sevmiştim ki sevdiği kızı üzdüğünde ondan nefret etmiştim, ileride yaptığı bir günah yüzünden de benim için ölü bir karaktere dönüştü. Kitap bir ressamın çok bilmiş bir dostu ile portresini çizdiği çok beğendiği Dorian'ı konuşması ile başlıyor. Ah be Basil, keşke hiç anlatmasaydın o dost dediğin şarlatana! Evet Henry benim için bir şeytan. Bu kitapta en nefret ettiğim karakter belki de Dorian değildir onu bir canavara dönüştüren Henry'dir. Her neyse Basil asla istemese de Dorian ve Henry tanışır ve İlk andan itibaren Henry Dorian'a, Dorian da Henry'e çekilir. Söylediği fikirleri beğenen Dorian zamanla Basil'den çok Henry ile vakit geçirir. Ah sevgili Basil çok saf ve temiz kalplisin keşke onları birbirinden uzak tutabilseydin bunların hiç biri olmazdı. Bu hikayede üzüldüğüm karakterlerin başında geliyor Basil, bunları hiç hak etmedin... Bu tanışmadan sonra Dorian'ı portresi biter ve hepsi aşık olur, tıpatıp aynısı ve öyle güzel görünüyordur ki hepsi ağzı açık resmi seyreder ta ki evet yine Henry gençliğinin bu güzelliğinin sadece portrede kalacağını yakında yüzünün kırışacağını söyler. Bunun üzerine henüz reşit bile olmayan Dorian içten bir şekilde 'bütün kötülüğün, bütün çirkinliğin ve yaşlanmanın porterede ki yüzde olmasını onun ise hep şuan ki gibi güzel ve genç kalmasını' diler. Başına geleceklerden habersiz kurduğu bu dilek gerçekleşir. Yaptığı günahlar,geçen yıllar Dorian'a hiç uğramaz. Ama keşke uğrasaydı, keşke yüzün çirkinleşse için güzel kalsaydı Dorian. Yaptığı hatalar,günahlar İlk başta Henry'nin dediği gibi hoşuna gider ama sonradan bunların da acısını çeker...
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,1bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2020 00:41
(Spoiler içerebilir) Kitap hakkında bence pek söylenecek bir şey yok "Mükemmel" okunması gereken bir kitap diyip geçmek lazım. Psikoloji,felsefe alanına pek ilginiz olmasa bile kesinlikle okunmakta zorlanılmayacak bir kitap. Muhtemelen sizde duymuşsunuzdur "Ağır gelmesin o kitap?" laflarını, ama emin olun asla ağır değil. Zaten başlarda pek felsefe girmiyor işin içine ortasından sonra özellikle sona doğru 2,3 bölümde var ama okunmayacak zorlukta değiller asla. -Konusuna gelirsek; Daha keşfedilmemiş hatta kitapları 3,5 tane satmış olan Nietzsche, her doktorun dediği gibi bir migren ağrısı çekiyor. Ama tüm tedaviler ve doktorlar boşa çıkıyor. Çünkü asıl hasta olan kendisi. Bunu gözardı eden bir sürü doktor çıkıyor ve Nietzsche en sonunda vazgeçiyor ve bununla yaşamaya alışıyor. Ama asıl sorun yaşadığı kişi tarafından Doktor Breuer ile görüşülüyor ve Nietzsche'nin haberi olmadan bir tedavi uygulamaya başlıyor. Bu çok zor olsa da doktorumuz çok bilgili ve zeki bunun da üstesinden geliyor. Bazen yorulup üstüne gitse de en sonunda, en azından kendi sorununu çözüyor ve Nietzsche'ye bu bile yetiyor. Aynı sorunu yaşadığı için anlattıklarını dinleyip yorumluyor. Kesinlikle okumalısınız :)
Felsefe
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2020 17:50
(Spoiler içerir) Oldukça sürükleyici ve betimlemeleriyle olayı gerçekten yaşatan bir kitap. Her sayfasında acaba ileride ne olacak? Böyle mi biter,öyle mi gider olaylar? Diye düşünüp durdum ama umduğum gibi iyi bir şekilde bitmedi ama kesinlikle bir ders çıkarmak için muhteşem bir kitap. Henriette acaba en sonunda geri dönüp 'hata yapmışım' diyecek mi diye baya bekledim ama olmadı. Yaşlı kadının anlattığı hikayenin sonunda acaba adam geri gelecek,güzel bir şeyler söyleyecek mi diye düşündüm ama olmadı. Buradan sanırım şunu çıkarmamız lazım "hiç kimse için kendinden,hayatından vazgeçme çünkü değmez"
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024151bin okunma