Gulbarînn

Gerçi ne fark eder ki? Ne de olsa, iyi ya da kötü, güçlü ya da zayıf, yaşamı seven ya da küçümseyen, herkes ölüyordu. Ölüyorlardı. Her şey ölüyordu.
Reklam
Medeniyetimizin orta yerinde, kenar mahallelerimizde ve işçilerin yaşadığı gettolarda barbar, vahşi bir tür yaratmıştık ve şimdi bu tür afet esnasında bize acımasız hayvanlar gibi saldırıyorlar, hepimizi kırıp geçiriyordu. Tabii kendinelerini de yok ediyorlardı.
Böyle bir devirde ben sadece kitaplara sığınırım.
Kızıl ölüm işte böyle can alıyordu.
'Tanrım, ben de kapmışım! ' dedi. ' Bana yaklaşma. Artık ölü bir adamım.'
Reklam