-Evrende bu kadar fazla yıldızın olması sence de inanılmaz değil mi?
-Sadece Samanyolu'nda 200 bin milyondan fazla yıldız var- diye cevapladı Jimmy, ama evrende 2 milyardan fazla galaksi var ve bunların herbirinde milyonlarca yıldız...
Martina'nın gözleri karanlıkta parladı.
-Kendimi önemsiz hissetmemi sağladın, diyerek şaka yaptı Martina.
-Öyle hissetmemelisin.
-Neden?
-Çünkü ben sadece seni görüyorum, Martina. Benim için teksin. Öyle özel ve parlak bir yıldızsın ki... Tek başına bile dünyamı aydınlatmaya yetiyorsun.
Bu sırada yukarıdan sahneye yıldız yağmuru yağıyordu... O an Jimmy Martina'yı öptü.
Gözlerini kapatmış Jimmy ile sarılırken, Martina sonunda bu cümlenin ne ifade ettiğini anlamıştı...
"Aslolan gözle görülmez"
Yani hayatta sadece kalbin görebileceği şeyler de vardı...
-Biliyor musun, seni çok özledim... Okul sen gittiğinden beri çok sıkıcı bir yer oldu benim için.
Jimmy, Martina'nın elini tuttu ve konuşmaya başlamadan önce derin bir nefes aldı:
-Ben de seni özledim, Martina. New York çok güzel, tamam... Ama Broadway'de bile senden parlak bir yıldız yok!
-Gözlerinizi kapayın! Söylediklerine göre bu sihirli bir ağaç! Onu ilk defa ışıklı gören kişinin dileği gerçekleşirmiş!
Bu, kızların hoşuna gitmişti. Martina gözlerini kapatıp tüm kalbiyle o yılbaşının unutulmaz olmasını dilemişti.
Gözlerini açtığında ise onun için çok özel biri karşısında duruyordu.
Jimmy!