Ah şu kadinlar, karşisindakinin ne hissettiğini bilmeseler olmaz! İllaki duyacaklar, bilmek onlara yetmiyor. Tipki askerlikte oldugu gibi, orada da insanin sadakatle işini yapması yetmez, her sabah bayrak törenine katilıp sadakatini sözlü olarak ifade etmesi gerekir. Bu, bir ele geçirme ve buyruk altına alma ritüelidir.
"O duyguyu bilir misiniz? Hani zamani geldiginde, sanki ölen sadece siz degilmişsiniz gibi hissedersiniz, dünyanin da sizinle birlikte son bulacağina inanirsiniz. Insan, öldükten sonra dünyanin dönmesiyle durmasi arasinda hiçbir fark olmadiginı sanir. Ancak fark vardir."
Uzun bir süre çarkları birbirine bağlayan kayış görevini gördüğümü kayış olmadan çarkların bir süre daha çalışıp sonunda dağılacağını sandım fakat gördüm ki kayış diye bir şey yokmuş sadece ve sadece çarklar varmiş düzenekten çıkan en büyük çarkın yeri bile boş kalmazmış onun yerini ya büyük bir çark ya da çok sayıda küçük çark alırmış
Ne zaman yabancı bir ülkeye gitsem burada yaşasam mutlu bir hayat sürebilir miydim diye düşünürüm. Yabancı bir kentin caddelerinde yürürken bir köşede durmuş sohbet ederek gülüşen insanlar gördüğümde, burada yaşıyor olsam ben de onlar gibi mesut, o köşede durup arkadaşlarımla sohbet edecektim, diye geçiririm içimden. Cadde üzerindeki kafelerin önünden geçerken ne zaman bir adamın bir kadının masasına yaklaşıp onun neşeyle selamladığını görsem, beni gördüğüne sevinecek, onu gördüğüme sevineceğim bir kadınla bu şekilde selamlaşacağımı düşünürüm. Hele akşam olup da evlerde ışıklar yanmaya başladığında. Her pencere hem bağımsızlık hem de güven duygusu vaat eder; geçmiş hayatın bağımsızlığını, geleceğin size güvenini. Okuduğum o kuru bilgiler bile içimde bambaşka bir dünyaya, yepyeni bir hayata duyduğum özlemi körükledi.