Eğer önümüzde bir İslam toplumuna yeniden kavuşmak diye bir sorun var ve içinde bulunduğumuz şartlar bizi teknik karşısında tavır almaya zorluyorsa, elimizdeki ölçü " ileri gitmek - geri kalmak" gibi çarpıtılmış anlayışlar değil " hakikate yakın ve ya uzak olmak" gibi inançlarımızla bağdaşık bir ölçü olacaktır.
Bilim insanın rububiyetinin bir uzantısı değildir. Tam tersine insanın cehd gösterip zihnen zayıf kaldığı (yani kulluğu kavradığı) bir anda ona lutfedilmiş bir zenginliktir.
Bilim "eşyanın hakikatine" yönelmiş bir araştırma çabasıdır.
...Ne yapalım ki Batılı hümanist anlayış bilimin anlamını saptırmakta, ona ilahî düzene isyankar bir muhteva kazandırmakta kararlı. Batı bilgiyi "hamd"a bir vesile kılmak yerine gurura bir dayanak yapma sevdasında...