Zeynep

Zeynep
@Zeynep164
Okumak iyidir.
Koreliler, zor akademik içeriklerin iyi öğrenilmesinin önemli olduğunu anladı.Özellikle matematikte kestirme yolları kullanmadılar nokta başarının tanrı vergisi bir yetenek değil, çok çalışmanın bir ürün olduğunu kabul ettiler.Bu tutum tüm çocukların daha çok çalışması anlamına geliyordu ve de bu, bir ülke için altın ya da petrolden daha değerliydi.
Sayfa 66
Reklam
Kore,salgın haldeki yoksulluk ve cehalete rağmen çocukların yapabileceklerine dair beklentisi yükselmişti.Kore,öğretmen okulları da dahil olmak üzere tüm eğitim sistemini redikal bir şekilde iyileştirmek için önce yoksulluğu gidermeyi beklemedi.
Derslerin standart sınavları bile ABD'deki çocuklar için Kore'de oluğu kadar önemli değildi.ABD'deki çocuklar zayıf not alırsa bunun her zaman bir açıklaması vardır:Sınav hiç adil değildi.Ya da tamam olabilir!Herkes matematikte iyi olmayabilir.Kore'de çıkarım netti:Yeterince çok çalışmadın,bi dahaki sefere daha çok çalışmalısın.
Sayfa 59
Güney Kore'de okuldan ki derslerden sonra.
Dersler bitince çocuklar yerleri paspaslayıp,tahtaları silip,çöpleri dökerek okulu temizliyordu.Hatalı davranış yada saçları fazla uzun olduğu için uyarı alan çocuklar,kırmızı önlük giyip tuvaletleri temizlemek zorundaydı.Saat dört buçukta üniversiteye giriş sınavı hazırlık dersleri için herkes sınıflarına geri dönerdi.Sonra da okul yemekhanesinde akşam yemeği yenirdi. Akşam yemeğinden sonra yaja,yani öğretmen denetiminde iki saat süren etüt zamanı gelirdi.Çoğu çocuk gün içinde tuttuğu notları gözden geçirir ya da internetten sınava hazırlık derslerini izlerdi.Öğretmenler de koridor da dolaşır ve nadiren de olsa izinsiz kullanılan İpod'ları toplardı. Eric'in sınıf arkadaşları akşam saat dokuz gibi Namsan'dan ayrılıyordu. Fakat okul henüz bitmiyordu.O saatten sonra çocukların çoğu hagwon olarak bilinen dershanelere gidiyordu. Çocuğun dediğine göre göre gerçek öğrenmenin çoğu orada gerçekleşiyordu. Orada gece saat on bire, yani şehrin hagwon yasağına kadar ders almaya devam ediyorlardı. Sonra nihayet, bir kaç saat uyumak üzere evlerine gidiyorlardı,sabah sekizde tekrar okula döneceklerdi. Eric bu destansı rejimi,giderek tırmanan bir dehşet duygusuyla dinledi.Nasıl olur da bu ergenlik çağındaki çocuklar hiçbir şey -gerçekten hiçbir şey- yapmadan,yalnızca ders çalışabilirdi? Birden, o gün sınıfta gördüğü şeyin ne olduğunu anladı.Çocuklar sınıfta yaşıyor gibi davranıyorlardı çünkü zaten orada yaşıyorlardı.Her orada on iki saatten fazla zaman geçiriyorlardı;üstelik şimdiden Minnesota'daki çocuklardan iki ay daha fazla bir süredir okula gitmişlerdi.Sınıf arkadaşları tek bir nedenden dolayı sınıfta uyuyorlardı çünkü çok yorgundular.
Özünde PISA, apaçık ortada olması gerekip de görünmeyeni ortaya çıkardı; eğitime yapılan harcamalar çocukları daha zeki yapmıyordu. Her şey ama her şey öğretmenlerin, velilerin ve öğrencilerin bu yatırımlarla ne yaptıklarına bağlıydı.
Sayfa 17
Reklam