YETISEMEYECEK

YETISEMEYECEK
@Zeynep6306
Geç kaldim.
Avukat
Lisans
Dùnya
1993
34 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Reklam
Yalnızlık- Arkadaşlık Yalnızlık, insanın çevresinde insan olmaması demek değildir. İnsan kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramadığı ya da başkalarının olanaksız bulduğu bazı görüşlere sahip olduğu zaman kendisini yalnız hisseder. Bu duygu ilk düş deneyimlerimle başladı ve doruğuna, bilinçdışı üzerinde çalıştığım dönemde ulaştı. Bir insan başkalarından daha çok şey biliyorsa yalnızlaşır ama bu, o insanın arkadaşlığa düşman olduğu anlamına gelmez çünkü arkadaşlık konusunda hiç kimse yalnız bir insandan daha duyarlı olamaz ve arkadaşlık ancak, her insan kendi bireyselliğini unutup başkalarıyla özdeşleşmeye kalkmazsa gelişir.
İyilik ve kötülük Kötülüğe yanaşmanın en ciddi tehlikesi onun boyunduruğu altına girme olasılığıdır. Bu nedenle, hiçbir şeye artık boyun eğmemeliyiz. İyiye bile. İyi olarak nitelendirilen bir şeye boyun eğdiğimizde, ahlaksal bağlamda iyilik niteliğini yitirir. Bu, iyiliğin içinde kötülük olduğundan değil, boyun eğdiğimizde so-runlara yol açacağımız içindir. Uyuşturan ister alkol, ister morfin, isterse de idealizm olsun, her türlü bağımlılık kötüdür. İyi ve kötüyü birbirinin tam karşıtı olarak görmemeye özen göstermeliyiz.
ÖLÜM Öyledir de. Öyle değilmiş gibi davranmanın anlamı yok çünkü ölüm gerçekten acımasızlığın ürkünç bir parçası. Yalnızca fiziksel bir olgu olarak değil, ruhsal açıdan da acımasızdır. Bir insan bizden kopartılarak alınır, geriye de ölümün buz gibi sessizliğinden öte bir şey kalmaz. İletişim kurma umudu da yiter çünkü bütün köprüler bir darbede yıkılmıştır. Yaşamaya layık olanlar olgunluk çağında koparılıp alınır, hiçbir işe yaramayanlar da iyice yaşlanana dek yaşar. Bu durum, görmezlikten gelemeyeceğimiz acımasız bir gerçektir. Ölü-mün rasgeleliğini ve acımasızlığını yaşamak bizi öylesine vurur ki şefkatli bir tanrı, adalet ve iyi niyetin olmadığı kararına varırız. Oysa başka bir açıdan bakıldığında, ölüm sevindirici bir olgudur. Sonsuzluğu düşündüğümüzde ölüm bir evlilik, bir mysterium coniunctionis'tir. Ruh eksik kalmış yarısına kavuşur ve böylece bütünlüğünü sağlar
….. insanın kendi kaderini onaylamasının önemini anlayabildim. Ancak bu yolla, anlaşılmaz olaylarla karşılaştığında yıkılmayan, gerçeklere dayanabilen ve dünyayla ve kaderle başa çıkabilen bir ego oluşturabiliriz. Böyle bir durumda, yenilgi aynı zamanda zafer olur. İnsanın yaşadığı süreç yaşamın ve zamanın akıntısına kapılmadığı için ne içsel ne de dışsal bir zarar görür. Bunu sağlayabilmenin yolu, kaderin işine burnumuzu fazla sokmamaktır.
Reklam