Ben bu romanda bir ütopyanın nasıl distopyaya dönüştüğünün ötesinde, insanlığın bencilliğini, acizliğini, çıkarları doğrultusunda en yakınındakileri, hatta en masum varlık olan doğayı bile nasıl incitebileceğini, yok edebileceğini bir kez daha anladım..
Zülfü Livaneli, tüm güzellikleri bir kabusa dönüştürenin maalesef yine insanoğlunun tam da kendisi olduğunu biraz politik birazda psikolojik bir bakış açısı ile muhteşem kurgu ve dil ile anlatmış..
Zevkle ve hayranlıkla takip ettiğim yazarın “Son Ada” sınıda çok beğendim