Schiele'nin fırçasıyla anlattığı bu gerçek , bugün de değişmedi:
Egon Schiele'nin Mother and Child (1914) tablosunda anne, çocuğunu kucaklıyor. Ama bu sarılma, sadece sevgi mi? Yoksa çözümlenmemiş acıların, korkuların farkında olmadan aktarılması mı?
Kendi geçmişinle yüzleşmezsen, o geçmiş çocuğunun sırtında büyür. Bir çocuk, sadece ebeveyninin genetik mirasını değil, onun çözümlenmemiş acılarını, korkularını ve kaygılarını da miras alır. Anne kollarında tuttuğu çocuğu korumaya çalışırken, kendi geçmişinin izlerini de ona bırakıyor olabilir mi? Çocuğun yüzündeki belirsizlik, annesinin gözlerine yerleşmiş derin yorgunluğun bir yansıması gibi...
Bavulunu boşalt. Boşalt ki içinde ne varsa dökülsün, taşan ne varsa eksilsin, eksilen ne varsa hafiflesin. Çocuğun taşımasın, yükü sırtında kambur olmasın, ayakları kaymasın.
Sen taşıdın ya yıllarca, sende kaldı ya ağırlığı, sende çoğaldı ya yükü, sende düğümlendi ya ipleri-bırak artık.
Sen bırak ki çocuk taşımak zorunda kalmasın. Kalırsa yürüyemez, yürürse düşer, düşerse kalkamaz belki.
Bavulunu boşalt.
Boşalt ki kendi güneşinin altında yürüsün.🍂🍂