Zeynep

Ne kadar da gençtim. Ne kadar da budalaydım. Ne kadar da bilgeydim.
Sayfa 496 - İthaki yayınları- E'lir Kvothe·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Orada dururken aklıma hikâyenin bir başka parçası geldi: Taborlin düşmüş de düşmüş, ama ümitsizliğe kapılmamış. Çünkü rüzgarın adını biliyormuş ve rüzgar ona itaat etmiş. Rüzgar onu sarıp bağrına basmış. Taborlin bir devedikeni gibi ağır ağır aşağı süzülmüş ve yere bir annenin öpücüğü kadar yumuşacık konuvermiş.
Sayfa 353 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Dilenmek çok zorlu bir seyirci kitlesi karşısında rol yapmanın oldukça pratik bir çeşidiydi.
Sayfa 194 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Şarkılardan başka bir şey çalar oldum. Güneş çimleri ısıttığında ve havadaki hafif bir esinti sizi serinlettiğinde kendinizi farklı hissedersiniz ya, işte ben de öyle hissedene kadar çaldım da çaldım. Çıkan ses "Sıcak Çimler ve Serin Esinti" gibi çıkana dek çaldım.
Sayfa 151 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Tarihçi'nin yüzü kıpkırmızı kesildi. "Kvothe'nin korkusuz olduğunu duymuştum," dedi hararetle. Hancı omuz silkti. "Sadece rahiplerle ahmaklar korkusuzdurlar ve benim Tanrı'yla aram hiç iyi olmadı."
Sayfa 58 - İthaki yayınları·Kitabı okudu