Yaşamak ve ölmekten korkan, hayata ve çevresindeki insanlara gerektiğinden fazla anlam yükleyen, silik, görünmeyen, yapayalnız yaşlı bir kadının hikayesi; Mathea.
Yalnızlığını, hayatındaki olay ve düşüncelerini mizahi bir dille anlatan Mathea, yaşamda bir adım ilerlemesi, bir adım atması gerektiğini düşünse de beceremez ve hayatına son verir. Hem de yalnız bir şekilde...
Baştan aşağı yalnızlığın derinden işlendiği oldukça melankolik bir kitap. Kitabın dili sade ancak yazar, hayatla ilişkilendirebileceğimiz ve ders çıkarabileceğimiz pek çok noktaya değinse de anlatımının dağınık olduğunu düşünüyorum.
Yaşamda bir adım ilerledim ama bir adım daha atmalıyım. İnsan hiçbir şey yapmadan duramaz, yoksa boşta kalır ve daha ne olduğunu anlamadan yaşam parmaklarının arasından akıp gider.