Zeynep gençer

Zeynep gençer
@Zeynepgencer0
Posta pullarının kokusunda başka ülkeler arardı, şimdi o ülkelere gidecek malların kokusunu evraklardan alıyor. Her anlaşma, başka bir hikaye. Küçük adımların, büyük dönüşümlere kapı araladığını bilir.
Dış Ticaret / Uluslararası Ticaret Lojistik
Akdeniz Üniversitesi
Antalya
Kocaeli, 3 Nisan 2004
218 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Ben Buradayım Diyebilmek Kendi İç Sesine Dönüş
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 198. kitabı
Hayat bazen öyle hızlı akıyor ki insan farkına bile varmadan günleri, ayları, yılları tüketiyor. Sabah uyanıyor, işe gidiyor, eve dönüyor, birkaç şey izleyip uyuyor. Ve bir bakmışsın, bütün ömür böyle geçip gitmiş. “Ben gerçekten yaşadım mı, yoksa sadece var oldum mu?” sorusu işte burada bir çığlık gibi insanın içine düşüyor. Doğan Cüceloğlu bu kitabında o çığlığı yankıya dönüştürüyor ve seni kendi hayatının tam ortasına bırakıyor. Ben bu kitabı okurken sürekli kendi kendime sordum: “Ben var mıyım?” Çocukluğumun bazı anıları canlandı. Bir keresinde babam bana “Senin kararın ne?” diye sormuştu. O an ne diyeceğimi bilememiştim, çünkü hep başkalarının kararlarını uygulamaya alışmıştım. Kitabı okurken o anı yeniden hatırladım ve içimde büyük bir sızı hissettim. Çünkü yıllardır başkalarının gölgesinde kalmış yanlarımı fark ettim. Doğan Hoca, seninle sohbet eder gibi, yargılamadan, öğretmeden, sadece fark ettirerek konuşuyor. Kitap boyunca sürekli aynaya bakar gibi hissettim. Kendime sorduğum sorular birikti: “Hayatımı gerçekten ben mi yönetiyorum, yoksa toplumun, ailemin, çevremdeki insanların senaryosunu mu oynuyorum?” Bu sorular canımı acıttı ama aynı zamanda özgürleştirici bir tat bıraktı. Çünkü var olmak; bir şeyleri ertelememek, kendini küçültmemek, “Ben de buradayım” diyebilmekti. Bazen sesin titreyerek, bazen yalnız kalarak, bazen de yanlış yapmayı göze alarak… Kitap bana bunu hissettirdi: Var olmak bir sonuç değil, bir yolculuktu. Ve ben bu yolculukta kendi ayak izlerimi bırakmak zorundaydım. Okumayı bitirdiğimde içimde kocaman bir huzur ve aynı anda bir meydan okuma vardı. Hayat bana Gerçekten var mısın? diye bakıyor gibiydi. Ve ben, uzun zamandır ilk defa içimden kocaman bir Evet, buradayım! diyebildim.
Hayata Dair
Var mısın?Doğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202137,7bin okunma
Reklam
Hayatını Sahiplenmek Cesaretle Değişimi Kucaklamak
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 197. kitabı
Fark ettim ki aslında kendimle yüzleşmekten kaçtığım tüm o anlar birer gölge gibi peşimdeydi. Müthiş Psikoloji, bana sadece teorik bir rehber sunmakla kalmıyor; aynı zamanda kendi içimdeki cesareti çağırıyor, bana “Dünyaya değil, kendine meydan oku” diyor. Sayfaları çevirirken, bir yandan geçmişte yaptığım seçimler, ertelediğim hedefler, korkularım ve bastırdığım arzular önümde canlanıyor; diğer yandan bunları nasıl fark edip değiştirebileceğimi, kendi hayatımı nasıl daha bilinçli ve tutkulu yaşayabileceğimi sorguluyorum. Kitap boyunca hissettiğim en yoğun duygu, kendi sınırlarımı fark etmenin verdiği bir tür sarsıcı özgürlük oldu. İçimde yıllardır bir köşede duran o küçük isyan, o sessiz hüzün, birdenbire daha görünür hâle geldi. Müthiş Psikoloji, bana kendi ruhumla temas etmenin yollarını gösteriyor; öyle yollar ki, basit ama derin, kolay gibi görünen ama gerçekte cesaret isteyen yollar. Okurken, kendi iç sesimle konuşuyor, geçmişteki hatalarımla barışıyor ve gelecekteki kendi kendime vereceğim sözleri daha net duymaya başlıyorum. Bir yandan kitaptaki psikolojik kavramlar ve örnekler zihnimi açarken, diğer yandan kendi hayatımdaki küçük detayları fark etmeye başladım: ilişkilerimdeki kırılganlıklar, kendime dair beklentilerim, ertelediğim tutkularım. Her bölüm, bir tür içsel aynaydı; kendime bakmamı, kendi değerlerimi sorgulamamı ve dünyaya değil, kendime meydan okumamı sağladı. O an anladım ki, gerçek değişim dışarıda değil, içimde başlıyor ve cesaretle şekilleniyor. Kitap, okurken bir rehberden çok, yanımda yürüyen bir dost gibi hissettirdi. Her satır, kendi hayatımın sorumluluğunu almam için bir çağrıydı; bazen sert, bazen nazik, ama hep dönüştürücü. Kendimi daha derin hissettim, duygularımı daha net fark ettim ve küçük anların bile hayatımı nasıl etkilediğini
Duygu ve Düşünce
Dünyaya Değil Kendine Meydan OkuMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 2024704 okunma
Geçmişle Yüzleşme, Geleceğe Bakış
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 196. kitabı
Birdenbire kendi hayatımı tüm çıplaklığıyla sorguladığımı fark ettim. Sayfalar ilerledikçe, insanın yalnızca var olmakla yetinemeyeceğini, yaşamın bir amacı ve anlam gerektirdiğini hissettim; ama bu his öylesine derin ve kişisel bir çağrıydı ki, adeta kendi içimdeki sessiz yankıları duydum. Kitap, bir bakıma bana kendi yaşamımın sorumluluğunu hatırlattı: neyi neden yaptığımı, hangi motivasyonlarla ilerlediğimi ve hangi küçük, sessiz seçimlerle kendi hayatımı şekillendirdiğimi düşündürdü. Okurken geçmişimden anılar gözümün önüne geldi; çocukken fark etmeden yaptığım küçük fedakârlıklar, ertelediğim hayaller ve kendi üzerime yüklediğim sınırlar. Adler, bunları sıradan bir psikolojik analiz olarak değil, yaşamın bir anlamı ve amacı olduğunu anlatan bir rehber gibi sunuyor. Her bölüm, bir duraklama, bir kendini fark etme noktasıydı; adeta bana kendi içimde bir yolculuğa çıkmamı, kendi değerlerimi ve hedeflerimi gözden geçirmemi söylüyordu. Kitap boyunca hissettiğim en yoğun duygu, özgürlüğün ve sorumluluğun birleşimiydi. İnsan, kendi hayatının hem yaratıcısı hem de yöneticisi olduğunu fark ettiğinde, hem hafifliyor hem de yükleniyor. Adler’in satırlarında gezinirken kendi seçimlerimi, yaptığım hataları ve kazandığım dersleri düşündüm. Hayatın anlamı, dışarıdan verilmiş bir kural değil, insanın kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkilerin bir sonucu. Bunu okurken kendi içimdeki küçük direnişleri, korkuları ve arzuları hissettim; bazı bölümlerde hüzünlendim, bazı bölümlerde ilham aldım ve kendi yolumu daha net görmeye başladım. Kitap, okudukça bir rehber olmaktan çıkıyor ve içsel bir yoldaş gibi davranıyor. Adler’in düşünceleri, insanın kendini gerçekleştirme arzusunu, anlam arayışını ve sorumluluk duygusunu sürekli canlı tutuyor. Ben kendi yaşamımda bu fikirleri
Hayata Dair
Yaşamın Anlamı Ve AmacıAlfred Adler · Mahzen · 20212,140 okunma
Toplumsal Roller Kimlik İçsel Sömürgecilik
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 195. kitabı
Sanki yıllardır içimde taşımış olduğum sessiz sorular bir çığ gibi üzerime çöktü. Fanon, sadece siyah ve beyazın ötesinde, insanın kendine dair maskelerinin derinliklerine iniyor; okurken kendimi hem gözlemleyen hem de sorgulayan bir konumda buldum. Her sayfa, kendi kimliğimle, kendi toplumsal rollerimle ve bastırılmış önyargılarımla yüzleşmemi sağladı. Fanon’un anlatımı, bazen sert, bazen yumuşak bir tokat gibi çarpıyor, insanın iç dünyasını sarsıyor. Kitabı okurken hatırladım; çocukken gözlemlediğim farklılıkları, okulda hissettiğim aidiyet kaygılarını ve kendi kültürel kimliğimle olan çatışmalarımı. Fanon’un betimlemeleri, o eski korkuları ve bastırılmış öfkeleri yeniden gün yüzüne çıkardı. İçimde bir yanım direniyor, diğer yanım ise anlıyor, kabulleniyor ve sorular soruyordu: “Ben kimim, maskelerimi ne zaman çıkarmalıyım, ne zaman gerçek benliğimle karşılaşacağım?” Fanon’un fikirleri, sadece ırk ve sömürgecilik üzerine değil; insanın kendi içsel sömürüsü, kendi benliğini bastırışı ve toplumun biçimlendirdiği kimliklerle olan savaşı üzerine de. Okurken kendi hayallerimi, korkularımı ve bastırılmış arzularımı düşündüm; bazen hüzünlendim, bazen öfkelendim. İnsan zihninin, kültürün ve tarihin yüklediği baskıları fark etmek, hem aydınlatıcı hem de sarsıcıydı. Her bölümde kendimi Fanon’un perspektifinden bakarken buldum; diğer yandan kendi deneyimlerimle harmanladım. Bu kitap, okurken kendi maskelerimizi fark etmemizi, sorgulamamızı ve belki de düşürmemizi sağlıyor. Ve en çarpıcı olanı, okudukça insanın kendi içindeki haksızlık ve bastırılmışlıkları fark etmesi. Kendi yaşamımdaki küçük, görünmez baskıları düşündüm; çocuklukta hissettiğim sessiz yalnızlıkları, toplumun dayattığı rolleri ve kendi kendime yüklediğim sınırları. Fanon’un kelimeleri birer ayna gibi karşıma
Hayata Dair
Siyah Deri Beyaz MaskelerFrantz Fanon · Metis Yayınları · 2020688 okunma
Affetmenin Zor Yolu Kayıpların Sessizliği
9/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2025 194. kitabı
Bu kitabı okurken sanki içime bir ağırlık oturdu, göğsümün ortasında kıpırdayan bir hüzün ve suçluluk hissi belirdi. Sabino’nun kalemiyle tanıştığınız anda, sadece bir aile dramına değil, insanın kendi karanlık tarafına da bakmak zorunda kalıyorsunuz. “Babamı Öldürdüğüm Gün” sadece bir suçun öyküsü değil; kayıpların, pişmanlıkların, geçmişin yüküyle boğulmuş bir ruhun itirafı. Kitabı okurken kendi çocukluğumu, baba figürüyle olan çatışmalarımı, gizli kırgınlıklarımı hatırladım. Her sayfa, kendi içimdeki sessiz çığlıkları uyandırdı. Mario Sabino, karakterin karmaşasını öyle bir aktarır ki, okurken vicdanınızla, korkularınızla ve bastırılmış öfkelerinizle yüzleşiyorsunuz. Ben de fark ettim ki, insanın içinde biriken sessizlik ve bastırılmış duygular, doğru anda patlamaya hazır birer volkan gibi. Kitap bana, affetmenin ve anlamanın ne kadar zor ama aynı zamanda ne kadar gerekli olduğunu hatırlattı. Kendi hayatımda, aile ilişkilerimde ve geçmişimde ne kadar yük taşıdığımı fark ettim. Öykü boyunca zamanın akışı ve karakterin içsel monologları, bana geçmişin hiç geçmediğini ve hataların izlerinin bedenimizde ve ruhumuzda kalıcı olduğunu gösterdi. Sabino’nun anlatımı sarsıcı ama aynı zamanda samimi; okuyucuyu direkt insanın karanlık yanına çeken bir dürüstlük var. Bu dürüstlük beni düşündürdü, kendi hatalarımla ve seçimlerimle yüzleştirdi. Kitap, öfke, suçluluk, kayıp ve pişmanlık temalarını öyle bir şekilde işler ki, insan kendini karakterle özdeşleştiriyor, kendi yaşamına bakıyor ve bazen kendine bile itiraf edemediği duygularla karşılaşıyor. Sonra hissettiğim şey, bir yandan büyük bir ağırlık, bir yandan da ruhumda açılmış küçük bir pencereydi. Bu kitap bana, geçmişi anlamadan geleceğe adım atamayacağımızı gösterdi. Kendi hayatımdaki kırgınlıkları, hataları ve kayıpları
İnsan ve Duygular
Babamı Öldürdüğüm GünMario Sabino · Africano Kitap Yayınları · 202066 okunma
Reklam