(...)Diğer taraftan ütopyalar ise, hiç ayrım gözetmeksizin baskı veya tahakküm altında bulunan grupların çıkarlarına hizmet edecek radikal toplumsal değişim gereğini içeren, idealleştirilmiş gelecek tasarımlarıdır.
...birleştirici bir siyasi fikirler ve değerler kümesi bir toplumda kendiliğinden gelişebileceği gibi, itaati sağlamak ve denetim uygulamak amacına yönelik olarak tepeden de dayatılabilir.
Kuşkusuz, bütün siyasetçiler iktidar sahibi olmak isterler. Bu da onları pragmatik olmaya, seçmen nezdinde popüler olan veya iş çevreleri veya ordu gibi güçlü grupların destekleyeceği politikaları ve fikirleri benimsemeye iter. Ancak, siyasetçiler nadiren iktidar için iktidar peşinde koşarlar. Onların da, elde ettikleri takdirde iktidarı kullanarak ne yapacaklarını belirleyen inançları, değerleri ve kanaatleri bulunmaktadır.
İnsanlar dünyayı olduğu gibi değil beklentilerine uygun olarak; bir diğer deyişle yerleşik inançlar, kanaatler ve varsayımlar peçesinin ardından görmektedirler.