"Senin herkes dediğin kalabalık içinde cahilleri, hainleri, budalaları bol bol barındıran bir kuru gürültüdür. Herkes kabul etti diye ben de bu hezeyanları kabul mu edeceğim?
Karısını aldatmaya meyilli hatta fikren aldatan, hayatın ve çocuğunun tüm yükünü karısının sırtına yüklemiş psikolojisi bozuk adamı, onur gurur diye okuyucuya yutturmaya çalışan ruhsuz adam. Ruh Adam
- Bu dünyanın nimetlerinden bol bol faydalanmak dururken neden ordular kurulsun? Neden kanlar dökülüp kahramanlar toprağa serilsin?
+ Ya ne yapılsın?
- Yaşansın efendim, yaşansın...
Göğsünde vurup parçalanan kalbi nihayet
bir saçları kan gözleri keskin dişi çeldi.
artık bitecek ruhunu sarsan bu şeamet
zira saçı kan sevgilinin ismi eceldi
içtin de ecel zehrini sen kendi elinle
hala bu gönül hangi uzak gölgeyi bekler
bak haykırıyor “boştur ümitler” diye dinle,
zulmette keder besteleyen gamlı köpekler
bir dinle adem ülkesinin ruhunu: yer yer
davet ediyor bak seni binlerce kucaklar...
bir sır gibi sevda gibi sessizce gezinenler
bir gün seni otlarda uzanmış bulacaklar...
kalbin benim olsun diyorum çünkü mukadder...
cismin sana yetmez mi? çabuk kalbini sök, ver!
yoktur öte alemde de kurtulmaya bir yer!
mutlak seveceksin beni bundan kaçamazsın...
ram ol bana, ruhun yeni bir aleme girsin...
yazmış kaderin: aşkıma ömrünce esirsin!
aklınla, şuurunla, hayalinle bilirsin.
mutlak seveceksin beni bundan kaçamazsın...
sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
bir sır ki bu, ölsen bile asla açamazsın...
Bizi arza bağlayan: Yaratmak ihtiyacı...
Belki bu mısrada şiir sanatı bakımından bir üstünlük yoktur. Fakat yaşamayı güzel bir
sebebe bağladığı için benim çok hoşuma gidiyor efendim.