Bu insanlardaki iç yüzün dış yüze ne kadar az benzediğini anlamak için fazla yorulmaya da lüzum yoktu. Parmağının ucuyla biraz dokundun mu, üstlerindeki yaldız parça parça dökülüyor, altında dolu pislik ve ahlâksızlığın cılk yaraları bütün iğrençliğiyle görülüyordu.
“Ah, bu çocuklara bir parça kendini anlatmak mümkün olsaydı! Yazık ki buna bir çare yoktu. Ne kadar bağırsa sesini onlara işittirmeye muvaffak olamayacaktı. El ile dokunulacak kadar yakın görünen bu başlar, kendisine yıldızlardan daha uzak, yabancı dünyalardır.”