Önemli kişilerin oyuncağı olduğunu, anladığını anlatmak isterdim ona. Görmüş geçirmiş adam mı ? Hayatlarını sersemlik ve dalgınlıkla geçirmiş, alelacele evlenmiş, rastgele çocuk yapmış, diğer insanlarla kafelerde, düğünlerde, cenazelerde karşılaşmışlardır. Ara sıra kargaşaya kapılıp başlarına geleni anlamadan debelenip durmuşlardır. Çevrelerinde olup biten her şey, onların görüş alanının dışında başlamış ve sona ermiştir. Upuzun kara biçimler, uzaylardaki olaylar yanlarından geçip gitmiş; Onlara bakmak istediklerinde her şey çoktan sona ermiştir. Kırk yaşına gelince de ufak tefek hırçınlıklarını ve birkaç atasözünün tecrübe diye adlandırmışlardır. Para atılınca bir şeyler veren makinelere dönüşmüşlerdir: Sol bölmeye bir beşlik koyunca yaldızlı kağıda sarılı kıssalar; sağdakini bir beşlik koyunca da dişlere yumuşacık karamelalar gibi yapışan değerli öğütler alırsınız. Ben de böyle bir adam gibi davranıp kendimi insanların evlerine davet ettirebilir ve hakkımda "sonsuzluğun karşısına dikilen büyük bir gezgin" dedirtebilirdim.