“Üzgün müydüm? Bunu uzun zamandır ilk kez düşünüyordum. Özlemiş miydim onu? Onu ara sıra herkesten gizli özlediğimi biliyordum. Ama özlediğim o muydu, onun yanındaki kendim miydi, yoksa o eski güzel günler miydi, karar vermesi zordu.”
“Ayaklarımızın altında bir zemin yok artık. Bir çatımız da. Gelecek yok. Geçmişin izleri ise çoktan silinmeye başladı. Aşk, bize bu sonsuz boşlukta ev olacak tek şey.”
“Görüşürüz,” demişti o da cevaben. Dokuz yıl boyunca tutmayacağımız bir sözü ayaküstü birbirimize verirken sıradan bir şey yapıyor gibiydik. İnsan galiba sadece görüşemeyeceklerine görüşürüz diyor. “Tabii,” diyor asla arayıp sormayacağı insanlara, “mutlaka görüşelim…”