BoğulanBalık

BoğulanBalık
@Zeyshruby
Bazen mutluluğu bilmek için üzüntü, sessizliği takdir etmek için gürültü ve varlığa değer vermek için yokluk gerekir.
Cadı, kurtlar ve bir balet :)
9/10
·288 syf.··
2024 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2024 00:00
Feo ve İlya mı demeliyim yoksa siz mi gerçek isminizi açıklamak istersiniz kurt vahşileştiricisi ve balet? Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki kitabın bu kadar minnoş ve güzel olmasını beklemiyordum. Çocuk kitabı okumayı çok severim bu yüzden de bu kitabı oldukça fazla merak ediyordum. Hayvanlara bayılırım. Kurt, kaplan, penguen, mirket ve dahası... Hatta hayvan konulu film/dizi izlemeyi de çok seviyorum bu yüzden de kitabın ilgimi çekmesinin bir diğer kısmı ise hayvanların olmasıydı. Kitabın konusu isyan, halkın kalkınması vb. Nazi Almanyası döneminde yaşanan birçok karmaşaya benziyor. Kitapta özellikle son kısmın biraz üstün körü anlatılmasına üzüldüm çünkü bu kadar hazırlıktan sonra bir şeyler bekliyordum. Mariana'nın çıktıktan sonra "nasıl oldu bu! İnanamıyorum! Aferin size!" Karşı bir tavır sergileyeceğini sanıyordum ama o benim sandığım kadar abartı bir tepki vermedi. Hangisi güzel olan bilmiyorum sanırım hangi şekilde olursa olsun severdim. Aslında bir yandan olmamasını anlıyorum yani Üstün körü anlatılmasıyla ilgili çünkü bir çocuk kitabı ve muhtemelen bu olayı ayrıntıyla anlatsa pek hoş olmazdı. Ama birçok kişinin, hayvanın ölümünü okuduktan sonra kitabın sonunda da öyle bir şey okumayı bekledim. En azından hafif bir kılıç dövüşü, bıçak dövüşü falan. Yine de bu halini sevdim. Kurtları, Mariana'yı, Feo'yu, İlya'yı, Aleksey'i ve daha birçok karakterle gerçekten bağ kurdum ve onları sevdim. Yani karakterlerin duyguları, yaşadıkları ve karakteristik özellikleri bence çok güzel yansıtılmıştı. Kurt vahşileştiriciliği olsun, İlya'nın aslında asker olmak istememesi fakat o dönemde bunun zorunlu olduğundan dolayı gitmesi ve hayalinin dans etmek olması o kadar güzeldi ki... Bana önceden izlediğim "Billy Elliot/Dans Etmenin Sırrı" filmindeki Billy'i hatırlattı.
Feo ve KurtKatherine Rundell · Domingo Yayınevi · 2017427 okunma
Reklam
7/10
·416 syf.··
2024 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2024 05:03
Serinin son kitabı olan November'i Avlamak'ı da bitirdim. Açıkçası November’ı Öldürmek'in aksine bence kitapta daha fazla olay vardı gibime geldi ve yine ilk kitabın aksine bulmacalar zorlayıcıydı. Üzülerek söylüyorum ki saçma bir tahminde de bulunamadım bu sebeple. Bilmeceler/Bulmacalar zordu. Hatta ilk baştakiler değil de sonlara doğru olanlar "yok artık! Abart!!" detirecek cinstendi. Bilmeceler/Bulmacalar/Oyunlar değil de asıl sorun onları bulmalarıydı bence. Eğer ki teşkilattan birini yanına almasa veya birileri gelmese kitapta gerçekten bir mantıksızlık var derdim fakat çözme olayları her ne kadar kafamı karıştırsa da kitabın sonunda anlamalıdıramadığımız birçok şey açıklığa kavuşuyordu. Benim için ilk kitabına göre daha sürükleyici bir kitaptı diyebilim. (Bunu deyip ilk kitaptan daha düşük vermem peki aofhqwcbnzp) Arkadaşlık bağlarının gelişmesine o kadar çoooook sevindim kiii anlatamam. Birbirlerine destek oluşlarını okumak güzeldi. Aarya'yı bu kitapta çok sevdim. İlk kitapta da Matteo'dan sonra favorilerimdendi. İkinci kitapta onu anlamaya ve aslında alaycı ve savunmacı kişiliğinin ardında ponçik bir kalbe sahip olduğunu gördüm. İnes bu kitapta yine en sevdiklerimdendi fakat sonunda olanlar için gerçekten üzüldüm ama tahmin ediyordum. (Bu kulağa cidden saçma geliyor ama İnes ismini bu kitapta ilk defa duydum ve erkek ismi olduğunu düşünüyordum. Türkçedeki Enes, Ares gibi fakat Jag ona Tilki Kız deyince şok geçirdim. Hayır, işin tuhaf kısmı zaten kız ismi olması ve benim mantıksız bir şekilde onu erkek hayal etmemdi... En kötüsü ise bunu 2. Kitabın sonlarına doğru fark etmem oldu.) Matteo üzümlü kekim... Kitap boyunca onu çok sevdiğimi daha nasıl belirtebilirim bilmiyorum. Yine kitabın sonuna kadar bir abi-kardeş-kuzen her neyse yakınlık bekledim fakat bu benim için hayal
Korku-Gerilim
November'i AvlamakAdriana Mather · Ephesus Yayınları · 2023213 okunma
8/10
·416 syf.··
2024 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2024 00:00
November’ı Öldürmek kitabını çok duymuştum. Fazla iyi şeyler duyduğum ve bu tarz korku-gerilim kitaplarına karşı da ilgi duyduğumdan beklentim yüksekti. Tam olarak hayal ettiğim gibi olmasa da kitap çoğunlukla düşündüğüm gibiydi diyebilirim. Kitaptaki karakterler, olayların düşündüğüm gibi olmasından değil kurgu ve mekan bakımının düşündüğüm gibi olmasından bahsediyorum. Kitap genel olarak kötü değildi. Okunmayacak bir kitap olduğunu da düşünmüyorum. Korku-gerilim, bilmeceler çözme, katil bulma tarzı kurguları seviyorsanız beğenmeyeceğinizi zannetmiyorum. Ben hiçbir kitap için zaman kaybıydı, berbattı, okumaya değmez, Parama yazıktı tarzı yorumlar yapmam. Yapamam. Çünkü doğru değil. Beğenmediğim kitaplarda beğenmediğim yönleri söylerim, eleştiri yaparım. Her kitapta beğenmediğim birçok şey de olsa kurgusu, karakteri veya başka bir özelliğini illa ki beğenirim. Kısacası kitap güzeldi. Karakterler ve olaylar bakımından biraz sıkıntı yaşasam da kitabı severek ve isteyerek okudum diyebilirim. Karakterlerden bahsedecek olursak eğer, ben biraz duygudan yoksun olduklarını düşünüyorum ya da kitapta hissedilen duygular tam olarak bana geçmedi diyebilirim. Ash ve November ikilisini sevdim fakat ikisinden de birbirlerine fazlasıyla değer verme hissini alamadım. Kitabın sonlarına doğru Ash ile geçen olayda November'ın biraz daha sorgulamasını isterdim. November, Ash'inde dediği gibi iyi niyetli ve herkese anında güvenen bir kız. Açıkçası ben bu özelliğini kitap boyunca çok sevdim. Özellikle kitabın sonunda Layla ve November içimi ısıttı diyebilirim. Fakat bence kitapta bazı karakterler cidden geri plandaydı diyebilirim. Örneğin Matteo... Onu cidden seviyordum ve November ile konuşmasından sonra daha yakın olmalarını, hatta birer Abi-Kardeş gibi anlaşmalarını isterdim diyebilirim. (Aslında
Korku-Gerilim
November’ı ÖldürmekAdriana Mather · Ephesus Yayınları · 2022387 okunma
"Yol bana dirense de yürümeye devam ettim" diyebilirim :)
10/10
·380 syf.··
2023 23. kitabı
İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi beklentimi karşıladı diyebileceğim kitaplardan biri. Güzel ve akıcı bir kitaptı benim için. Öncelikle Polisiye tarzı kurguları severim ve severek okurum. Bu tarz kitaplarda tesadüfler, denk gelmeler gibi olaylar fazla olunca benim kitaptaki dünyayı hayal etmem sınırlanıyor ya da olanları düşünürken bir noktadan sonra benim için yapay bir hâl alıyor. Aslında elbette iyi şeyler olacak fakat her şeyin bu kadar "normal ve iyimser" bir şekilde gitmesi bence olanaksızdır.(Özellikle polisiye kitaplar için fikrimce) Bu serinin İyi Kız Kötü Son ve İyi Kız Ölüme Çok Yakın kitaplarınıda okumuş biri olarak söylüyorum ki kitaplarda/kitapta olan ters köşeler, okuyucunun da olaylara hakim olup mantık yürümeye çalışması benim için gerçekten çok zevkliydi. Yaptığım tahmin doğru olsa bile ana karakterimiz yeni kişileri sorguya aldıkça kararım değişiyordu ve bu beni gerçekten sanki oradaymışım ve ana karakterle birlikte bulmaya çalışıyormuşuz gibi hissettirdi. İlk başta belirttiğim gibi bir durumda olmadığından veya olsa bile bir süre sonra gidişat değiştiğinden kitabı beğenerek ve istekle okudum. Aynı zamanda kitapta olan çizimleri ve özellikle de kapak/sayfa tasarımını çok beğendiğimi dile getirmek istiyorum. Ama bu kitap "Harfleri oluşturan pikselli yapı taşları, bakmayı bırakıp görmeye başladığınızda çözebileceğiniz türden bir bilmece içeriyordu." (Syf:80) Bu bilmeceleri çözerken zevk almadım desem yalan olurdu herhalde :) Kitabı özetlemek istemiyorum çünkü bence kitapta olan alıntılar insana daha bir merak uyandırıyor. Şuan buraya bir özet yazsam her yerde benzeri bulunabilir ve bence bazen kitabın özetleri o kadar da ilgi çekici olmuyor. "Ölü kızının odasını hâlâ temizliyor, odayı Andie'nin bıraktığı haliyle koruyor olmalıydı. Kızı artık yoktu ama kızının uyuyup uyandığı, giyindiği,
Polisiye / Gerilim
İyi Bir Kızın Cinayet RehberiHolly Jackson · Epsilon Yayınevi · 20223,691 okunma