Henüz bir yaşını doldurmamış bu kitap, Türkiye’de tarih kitapları konusunda alışık olmadığımız türden bir basıma sahip. Bir çırpıda okuyabileceğimiz kitapta renkli baskı resimler, minyatürler, belgeler mevcut. Bu durum kitaba apayrı bir hava veriyor. Yazar İsmail Erünsal Fatih’in entelektüel hayatıyla gururlanacak okura görsel bir şölen de sunmayı es geçmemiş.
Kitabımız Fatih'in okuma, şiir, sanat, tarih, coğrafya vb. merakına dair bilgiler içeren yedi bölümden oluşuyor. Birçok yazara göre döneminin çok ötesinde bir hükümdar olan, çağdaşlarının asla erişemediği (ardıllarının da erişemeyeceği) bir entelektüel olan Fatih, eğitime ve bilime çok fazla önem veriyor. İstanbul’un fethi sonrasında şehri bir dünya imparatorluğunun gözalıcı başşehri yapmayı amaçlayan Fatih, bu amaçla şehirde medreseler, kütüphaneler, saraylar kuruyor.
Devrin kaynakları onun Arapça, Farsça, Grekçe, Latince, İtalyanca, ve Slav dillerini bildiğini yazıyor. (Şaban Teoman Duralı hoca bir söyleşisinde muhtemelen Uygurca da biliyordu demişti.) Saraydaki görevliler ona Latince ve Grekçe eserler okuyor. Büyük İskender'i bir idol olarak gören Fatih, Flavius Arrianus'un Büyük İskender eserini okutturuyor. Kritovoulos’a göre Midilli seferinde Troya’ya gidiyor ve Akhilleus ile Aias'ın mezarlarını ziyaret ediyor. Hatta Troya’nın intikamını aldığını belirtiyor. yine Kritovoulos’a göre Atina’da Akropolis'i ziyaret ediyor. İlyada'nın bir nüshasını saray kütüphanesi için hazırlatıyor ve Klaudios Ptolemaios'un Coğrafya adlı eserini de tercüme ettiriyor. Bir de dünya haritası hazırlatıyor. Titus Livius'un Roma Tarihi'ni okuyor.
Batı'dan ve Doğu'dan birçok alimi İstanbul’da ve sarayında himaye ediyor. Onlarla felsefi tartışmalara girip, şiirler okuyor. Georgios Amirutzes ile felsefe ve din tartışıyor keza 1454'te