Sabret!Bir gün göklere çekilen perde aralanır
Aşikar olur tüm masalsı sırlar
Bir gün hüzün rıhtımından sis perdeleri de çekilir aradan
Ne göğün maviliği kalır ne de denizin sakinliği
Zaman bile durduramaz hislerini
Kar gibi beyaz sanma bu ihtişamlı yankıyi
Bir gün karanlığı örten perdeler de aralanır
Sakın yalan sanma gözlerin görmediği gerçeği
Bir basiret makamıdır ötelerin ardını görmek
Ve bir gün hayatını ikiye ayıran bir gölge düşer hüzünlü çığlıklar ülkesine
Zamanın uçurumunda intihar eden kayıp bir yolcu var içimizde
Ne yolcu kayboldu nede yol değişti
Sadece biz kaybettik hem yolu hem yolcuyu...
“Ve şunu da bilirim,
Ve herkes bilsin isterim,
İnsan eliyle yapılan her bir hapishane
Utanç tuğlalarıyla örülmüştür,
İnsanın insana yaptığını İsa görmesin diye
Demir parmaklıklarla sarılmıştır.
Parmaklıklar bulandırır zarif mehtabı
Ve karartır bereketli güneşi:
Ve nihayet saklar o Cehennemi,
Çünkü orada yapılanlar şeyleri
Görmemeli ne Tanrı’nın Oğlu,
Ne de insanoğlu!”