Dağılmanın yasını tutmuyorum, çünkü zaten çökme sürecindeydi. Yasını tuttuğum şey yeniden inşa ediliş, zayıflayan gücümün yasını tutuyorum, doğmuş olmama yas tutuyorum, güneşin şığına yas tutuyorum.
38 yaşındasın ve muhtemelen sadece yaşın sana verebileceğinden daha fazla yorgunsun. Ya da daha doğru şekilde söylemek gerekirse : Hiç yorgun değilsin aslında, sadece huzursuzsun. Tehlikelerle, tuzaklarla dolu bu dünya üzerinde bir adım daha atmaktan korkuyorsun. İki ayağını havada tutmanın nedeni de bu. Yorgun değilsin, bu berbat huzursuzluğu takip edecek berbat yorgunluktan korkuyorsun sadece.
İnsanların birbirleri için pek az şey ifade etmesi bende genellikle göğsünü parçalamak, beynimi dağıtmak isteği uyandırıyor. Ah, karşımdakine geçiremediğim sevgi, sevinç, şefkat ve hazzı karşımdaki de bana sunamaz, tüm kalbim mutlulukla dolup taşsa bile, karşımda kılı kıpırdamadan duran soğuk birini mutlu edemem.