Yani insana mahsus özellikleri kısmen terkedip ve kısmen de kaybederek eşyaya mahsus özelliklere kavuşuyor ve onları kazanıyorlar. Sahte temelsiz, kısırlaştırıcı değer yargıları üretip bu üretikleriyle memnun olmanın sarhoşluğunu yaşıyorlar.
Çünkü mantık aralık kapıyı kabul etmiyor. Mantıklı konuşmak istiyorsanız bir kapı ya açıktır, ya kapalı demek zorundasınız. Hâlbuki biz insanlara işleri mantıksız yürütmek ne kadar kolay geliyorsa aralık kapılar da o kadar cazip geliyor.