Eskiden pek ciddiye alınmayan kişiler ün sahibi olmuşlardı. Kültürel yaşamın bütün öncelikli ve önemli noktaları ansızın böyle insanlarca tutulmuştu, ve bütün kararlar da o insanların anlayışı doğrultusunda verilmeye başlanmıştı.
Yasanın önünde bütün vatandaşlar eşitti, ama zaten herkes de vatandaş sayılmıyordu. Bir parlamento vardı, fakat özgürlüğünü akıl almaz ölçülerde kullanması yüzünden genelde kapalı tutulurdu; buna karşılık bir olağanüstü paragrafı vardı ve bunun yardımıyla parlamentosuz olunabiliyordu, ve ne zaman herkes mutlakıyyetten tamamen memnun olsa, saray yine de parlamenter bir yönetime dönülmesini emrediyordu.