Zozan yiğit

Zozan yiğit
@ZozanG19
Kitapmedic
Paramedic
Mersin üniversitesi
Mersin
146 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Sosyalizme giden yol
Ayrıca, Rusya'nın diğerlerine göre geriliği ve dünya terazisinde sınıflar ve uluslar arasındaki çelişkilerin şiddetlenmesi, birleşerek SSCB'nin devlet gücünü zayıflatacağı yerde güçlendirmiştir. "Birimizin özgürce gelişmesinin hepimizin özgürce gelişmesinin koşulu olduğu" bir toplumun yaratılması, yüzyıl önceki gibi bugün de, ilerde gerçekleşebilecek bir hedeftir.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kapitalizmin niteliği
Marksist ekonomi politik özellikle kapitalizme, burjuva toplum bilimcisinin içinde yaşadığı (ve hayatını kazandığı) sisteme uygulanmaktadır) sonuçları kaçınılmaz ve kesindir ve hakim sınıflarca asla kabul edilemez. Sonuç olarak, burjuva iktisatçıları İçin, Marksist ekonomi politik diye bir şey neredeyse yok sayılır ve aşağıdaki gibi, Marx in iktisatçı olarak buyüklügünü teslim eden bir yazıya, çok ender rastlanır: "O, ekonomik teorinin tarihi analize, yazılı tarihin rasyonel tarihe nasıl dönüştürebileceğini gören ve sistemli bir biçimde ögretebilen ilk büyük iktisatçıdır.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Marx ve Engels, coğrafi olarak devrimin, Batı ve Orta Avrupa'nın en gelişmiş kapitalist ülkelerinden başlayıp yayılacağına inanıyorlardı. Manifesto'nun yazıldığı yıllarda Avrupa'nın yeni bir devrimci ayaklanmanın eşiğinde olduğunu ve Almanya'nın çarpışma alanı olacağını düşünüyorlardı: "Komünistler dikkatlerini en başta Almanya'ya yöneltirler; çünkü Almanya burjuva devriminin arifesindedir ve çünkü bu altüst oluşu genel olarak Avrupa uygarlığının daha ileri olduğu koşullarda ve 17, yüzyıl İngiltere'si ile 18. yüzyıl Fransa'sındakinden çok daha gelişmiş bir proletaryayla gerçekleştirecektir. Öyle ki Alman burjuva devrimi ancak bir proletarya devriminin dolaysız ön gösterisi olabilir." Bu öngörü, tabii ki, pek iyimserdi. Almanya' da ve bütün Avrupa' da zaferi, devrim değil karşı-devrim kazandı. Fakat Marx ve Engels, Manifesto'daki proleter ya da sosyalist devrimin önce bir ya da birkaç ileri kapitalist Avrupa ülkesinde olacağı görüşünü hiçbir zaman değiştirmediler. 1870 ve 1880'lerde, bir yüzyıl önceki Büyük Fransız Devrimine nitelik ve alan olarak benzeyen bir devrime şahit olacağına inandıkları Rusya ile yakından ilgilenmeye başladılar. Bu ilgilerinin büyük bir kısmı da esasında bir burjuva devrimi olmasına rağmen Rus devriminin Batı için bir işaret olacağına inanmalarından ileri geliyordu. Gustav Mayer, Engelsin biyografisinde ileriki yıllarından söz ederken şöyle diyor; "gelecek üzerine tahminleri hep, Batı' da bir proleter devrimine yol açması beklenen Rus devrimi üzerineydi.Fakat "hiçbir zaman Batı Avrupa' da kapitalizm devrilmeden, fikirlerinin Avrupa uygarlığının en ucunda uzanan bu imparatorlukta zafere ulaşabileceğini düşünmemişti."
Sayfa 125·Kitabı okudu
Marx ve Engels’in belirttiği gibi
Bireyin birey tarafından sömürülmesi ortadan kaldırıldığı ölçüde bir ulusun başka bir ulusu sömürmesi de ortadan kaldırılmış olacaktır. Ulusun içindeki sınıfların karşıtlığıyla birikte ulusların birbirine beslediği düşmalık da son bulacaktır.
Sayfa 124·Kitabı okudu
SINIF MÜCADELESİ
Manifesto șu ünlü cümle ile başlar: "Günümüze, kadar bütün toplumların tarihi, sınıf mücadeleleri tarihidir." Bu, tarihsel materyalizm kuramıyla asla çelişmediği gibi, onun gerekli bir parçasıdır."Günümüze kadar var olan toplumlar" (Engels 1888 basımında bir dipnotta bu terimin tarih öncesi (preliterate) toplumları da içine aldığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirtmişti) daima insanların bir kısmının çalışıp, diğerlerinin toplumsal artığa [artı-ürün] el koyduğu bir ekonomik sisteme dayanıyordu. Hayat kazanma yöntemlerindeki önemli farklılıklar bazıları çalışarak, bazıları sahip olarak tarihsel materyalizme göre temelden farklı hatta karşıt zevkleri, tavırları ve istekleri olan gruplar yaratıyor olmalıdır. Bu gruplar Marksist kuramın sınıflarıdır. Tarih sahnesinde bireyler değil, onlar baş aktördürler. İnsanlığın gelişme biçimini çizen toplumsal hareketlerin, savaşların ve devrimlerin altında yatan; onların faaliyet ve mücadeleleri, daha da önemlisi, çelişkileridir.
Sayfa 121·Kitabı okudu