Batı Avrupa'yı 1870 ve 1880'lerin bunalımından kurtaran, kapitalizme yeni bir garanti getiren, hakim sınıfların sosyal reformlar ve işçi sınıfına verdikleri tavizler yoluyla yürüttükleri akıllı politika sonucu toplumun bütün kesimlerinden geniş bir destek görmelerini sağlayan, bu yeni emperyalist sistemdi.
Özetlersek; emperyalizm, Bati'da kapitalizmin ömrünü uzatmış ve [Almanya'daki gibi] devrimci, [İngiltere' deki gibi] ilerde devrimci olabilecek bir işçi sınıfı hareketini reformist ve işbirlikçi kanallara saptırmıştır. Rusya'da ise kapitalizmin çelişkilerini keskinleştirdi ve sömürge ve yarı-sömürge ülkelerde devrimci hareketin tohumlarını attı. Bizce, Batı Avrupa ileri kapitalist ülkelerinin neden Manifesto'daki devrimci öngörüleri yerine getirmediklerinin temel nedeni budur. Bununla birlikte, on dokuzuncu yüzyılın başlarında Birleşik Amerika en ileri kapitalist ülkeydi ve Birinci Dünya Savaşı'na kadar emperyalist sistemle içli dışlı olmamıştı. Öyleyse neden Birleşik Amerika sosyalizme bayraktar olamadı?
1) Feodal ulusal politik geçmişin olmaması, 2) Geniş doğal kaynaklar,
3)Geniş topraklar,
4) Doymak bilmez bir iş gücü gereksinmesi,
5) Önemli stratejik konum,
6) Savaş tahribatından uzak oluş.
Amerikan kapitalizmi, bu fırsatların birçoğundan yararlanarak, diğer kapitalist ülke ve bölgelerden kat kat üstün bir üretkenliğe ve zenginliğe ulaştı; ve işçi sınıfına -en azından 1930 Büyük Bunalımına kadar- kapitalizm tarihinde hiçbir sınıflı toplumla kıyaslanmayacak kadar bol ilerleme imkânları sundu.Bu tabii ki, Birleşik Amerika ekonomisinin kapitalizmin çelişkilerinden uzak olduğu değil: Amerikan kapitalizminin bu çelişkilere rağmen, diğer kapitalist ülkelerden çok daha ileri bir düzeye ulaştığı anlamına gelir. Aynı zamanda, bu ülkedeki kapitalizmin, isçi sınıfı dahil