Zozan yiğit

Zozan yiğit
@ZozanG19
Kitapmedic
Paramedic
Mersin üniversitesi
Mersin
146 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
İşçilerin sömürülmesi, yalnızca kendilerinin ve ailelerinin yaşamlarını sürdürmek için değil, işverenlerine azami kârlar kazandırmak için de çalışmaya zorlanmaları ,bu öykünün özüdür. Marx, üretim araçlarının yalnızca kapitalist sahiplerine azami kar sağlamak amacıyla örgütlendiği zaman çalışmanın uğradığı bozulmayı tanımlar.
Sayfa 148·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dolayısıyla kapitalizm, "demokrasi" tarafından idare edilen bir siyasal alan yaratmıştır, ama aynı zamanda ve aynı yollarla, insan yaşamının geniş kesimlerini demokrasinin erişimi dışında tutmuştur. Başka bir deyişle, kapitalizm bir eliyle verdiğinin çoğunu diğer eliyle geri almıştır.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Komünist Manifesto, adı üzerinde, bir manifestodur. Uzun ve kapsamlı bir akademik inceleme değildir; bir siyasal mayalanma döneminde, dünyanın o zamana kadar görmüş oldukları arasında uluslararası devrime en çok yaklaştığı anlaşılan bir durumun arifesinde yazılmış bir siyasal programın kamuoyuna yönelik bildiresidir, kısa ve çarpıcı bir amaç ifadesi ve savaş çağrısıdır.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Batı Avrupa'yı 1870 ve 1880'lerin bunalımından kurtaran, kapitalizme yeni bir garanti getiren, hakim sınıfların sosyal reformlar ve işçi sınıfına verdikleri tavizler yoluyla yürüttükleri akıllı politika sonucu toplumun bütün kesimlerinden geniş bir destek görmelerini sağlayan, bu yeni emperyalist sistemdi. Özetlersek; emperyalizm, Bati'da kapitalizmin ömrünü uzatmış ve [Almanya'daki gibi] devrimci, [İngiltere' deki gibi] ilerde devrimci olabilecek bir işçi sınıfı hareketini reformist ve işbirlikçi kanallara saptırmıştır. Rusya'da ise kapitalizmin çelişkilerini keskinleştirdi ve sömürge ve yarı-sömürge ülkelerde devrimci hareketin tohumlarını attı. Bizce, Batı Avrupa ileri kapitalist ülkelerinin neden Manifesto'daki devrimci öngörüleri yerine getirmediklerinin temel nedeni budur. Bununla birlikte, on dokuzuncu yüzyılın başlarında Birleşik Amerika en ileri kapitalist ülkeydi ve Birinci Dünya Savaşı'na kadar emperyalist sistemle içli dışlı olmamıştı. Öyleyse neden Birleşik Amerika sosyalizme bayraktar olamadı? 1) Feodal ulusal politik geçmişin olmaması, 2) Geniş doğal kaynaklar, 3)Geniş topraklar, 4) Doymak bilmez bir iş gücü gereksinmesi, 5) Önemli stratejik konum, 6) Savaş tahribatından uzak oluş. Amerikan kapitalizmi, bu fırsatların birçoğundan yararlanarak, diğer kapitalist ülke ve bölgelerden kat kat üstün bir üretkenliğe ve zenginliğe ulaştı; ve işçi sınıfına -en azından 1930 Büyük Bunalımına kadar- kapitalizm tarihinde hiçbir sınıflı toplumla kıyaslanmayacak kadar bol ilerleme imkânları sundu.Bu tabii ki, Birleşik Amerika ekonomisinin kapitalizmin çelişkilerinden uzak olduğu değil: Amerikan kapitalizminin bu çelişkilere rağmen, diğer kapitalist ülkelerden çok daha ileri bir düzeye ulaştığı anlamına gelir. Aynı zamanda, bu ülkedeki kapitalizmin, isçi sınıfı dahil
Sayfa 133·Kitabı okudu
Açıkça görülüyor ki, Marx ve Engels'in 1848'de aşırı bir iyimserlikle Almanya için umdukları, aslında yetmiş yıl sonra Rusya'da gerçekleşmiştir. Bu demektir ki, sosyalist devrimin Batıda gerçekleşemediği bilindiğine göre, Rusya, Manifestonun teorisine göre mantıklı bir başlangıç noktasıydı. Bu sorunu tabii ki Manifesto' da tartışma olanağı yoktu. Sorun, ilerde, Rus sosyalistleri arasında Rusya'nın sosyalistleşme yolunda kapitalizmden geçmesinin gerekli olup olmadığının tartışıldığı sıralarda ortaya çıktı. Sosyalizmin teori ve pratiği başka bir yerde gelişmiş olmasaydı, bugün Çin'in sosyalist bir toplum oluşturma çalışmaları olmayacaktı. Batı Avrupa (teoride] ve Rusya (teori ve pratikte] deneylerinin sonuçlarıyla işe koyulan Çin'in izlediği yol mantıklı ve geçerlidir. Cevap ortadadır, Marx ve Engels ilk sosyalist devrimin Avrupa'da olacağını ummakla yanılıyorlardı. Açıklanması gereken şey, gelişmiş kapitalist ülkelerin, kapitalist topluluğa arkadan yetişen Rusya'nın kendi sosyalist devrimini gerçekleştirmesinden çok sonra bile, "programa" uymayarak inatla hala neden kapitalist kaldığıdır. Daha doğrusu, tarihsel olarak sosyalizm, kapitalizmin kaçınılmaz bir ürünü olduğu halde ,en gelişmiş kapitalist ülkelerin sosyalizme neden ilk geçenler değil de,belki de en son geçeceklerden olacağı çelişkisini nasıl açıklamalıyız?
Sayfa 130·Kitabı okudu