Zozan yiğit

Zozan yiğit
@ZozanG19
Kitapmedic
Paramedic
Mersin üniversitesi
Mersin
146 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Düşünce yüklü olan bu üç makale de, Kapital'in birinci cildini tamamlayıncaya kadar Marx tarafindan yaratılan kapitalist gelişim teorisinde sömürgeciliğin yetersiz ele alınışına dikkat çekmektedir. Bu kitaptaki yazılar, Markisi teori ve pratiğin tekrar değerlendirilip canlandırılması için gerekli bir adım olan, Sovyetler Birliği'nde sosyalizmin kurulması deneyiminin özümsenmesi sorununu ele almamıştır.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Manifesto, Komünist hareketin ürettiği en güçlü yazılı eser olma özelliğini sürdürmektedir. Manifesto, Şubat ayında Fransız işçilerin ayaklanmasıyla başlayan tarihsel döneme aittir. Erken doğan bu devrimden yirmi yıl sonra 1871' de Parisin emekçi insanları kısa bir süre için Paris Komünü'nü kurdular. İşçi sınıfı hareketinin bu iki tarihsel dönüm noktası arasında Marx ve Engels bilimsel sosyalizm teorisine nihai şeklini verdiler. Kapitalizmin olgunlaşmış analizini içerene Kapital (1.cile) 1867' de çıktı. Bu dönemde, 1864'te Uluslararası İşçi Birliği kurulmuş ve Marx ile Engels'in sınıf bilincine sahip bir güç olarak proletaryayı örgütleme üzerine fikirleri hızla gelişmişti. Ayrıca, Manifesto'da pek de değinilmeyen Hindistan dahil sömürgelere artan ilgileri de bu döneme denk düşüyordu. Paris Komünü 'nün yenilgisinden sonra Marx ve Engels bir sonraki devrimci dalga için gözlerini Rusya'ya çevirdiler. Manifesto'nun 1882 tarihli Rusça baskısına birlikte yazdıkları önsözde, bir Rus devrimini "Batıdaki proleter devriminin işareti" olarak gösterdiler. Emperyalizm kavramının Lenin tarafından ayrıntılı olarak işlenmesi, kapitalizmin gelişimine ilişkin teoride önemli bir ilerlemeyi temsil ediyordu. Prabhat Patnaik bu kitaptaki makalesinde bunu 1917 Rus Devrimi için sahneyi hazırlayan birleşmiş teorinin "ikinci doruğu" olarak adlandırıyor. Manifesto'nun mesajı, gerçekten, Rusya' daki çığır açan olayın serbest bıraktığı akıntılarla yayılan dünya çapında bir mesaj olmuştur. 1948'de Manifesto'nun yüzüncü yıl dönümü kutlanırken dünya farklı bir yerdi. Destansı fedakarlıklardan sonra Sovyetler Birliği faşizmin yenilmesine öncülük etmişti; dünya Çin devriminin başarısına, Vietnam ve Kore devrimlerinin ilerlemesine tanıklık etmisți. Doğu Avrupa'da "halk demokrasilerinin" kurulması ve
Sayfa 162·Kitabı okudu
Neoliberalizm salt devletin sosyal refahtan çekilmesi değildir. Bir dizi aktif politikadır, bütünleşmiş bir küresel pazarda kapitalist karlılığı artırmak için tasarlanmış yeni bir devlet müdahalesi biçimidir. Bugünkü neoliberal politikanın hedefi kapitalist kar amacıyla işletebileceği tutuk evlerinden posta hizmetlerine yaşlı bakım evlerine kadar özelleştirmektir 
Yine de, kapitalizm maddi refahı azami düzeye çıkarma kapasitesini üretmiştir ve o anlamda, farklı türde bir toplumun temelini kurmuştur. Sosyalizm, kapitalizmin yarattığı üretim güçleri üstüne kurulacaktı, ama üretici kapasite ile yaşam kalitesi arasındaki uyuşmazlığa neden olan kar maksimizasyonu ve sermaye birikimi baskılarını ortadan kaldıracaktı. Kapitalizm, Manifesto' da savunulduğu gibi, kapitalizmi devirme ve onun yerine sosyalizmi koyma kapasitesine sahip bir toplumsal güç, bir sınıf da yaratmıştır. Marx, Rusya'da bir tür devrim beklemeye başladığı zaman bile, her zaman, gerçek bir sosyalist devrimin daha ilerlemiş üretim güçlerine ve daha gelişmiş bir proletaryaya sahip bir kapitalist ülkede, İngiltere ya da ABD gibi bir ülkede meydana gelmesi gerekeceğini farz etmiştir
Kapitalizm-2-
Bunun açıkça doğru olduğu bir durum, kapitalist gelişimin, geleneksel kolonyal sömürü biçimlerinden tutun da şimdi üçüncü dünyanın içinde yüzdüğü borç yüküne ya da üçüncü dünyadaki ucuz emeğin bugünkü "ulusal ötesi" şirketlerce sömürülmesine kadar, türlü çeşitli emperyalizmlerin ayrılamaz bir parçası olmasıdır. Kapitalizmin üretici kapasitesi ile yaşam kalitesi arasındaki çelişki, bugün, - varlık içinde yüzen Kuzey ile yoksulluktan kırılan Güney arasında büyüyen kutuplaşmada açıkça görülmektedir. Ama aynı çelişki ilerlemiş kapitalist ekonomilerin kendi içlerinde de görülmektedir. Tüm üretimin kar için yapıldığı bir sistemde, kaynakların ve emeğin paylaştırılması, elbette, olabildiğince çok sayıda insanın refahına yaptıkları katkıya göre değil, kârlılığa yaptıkları katkıya göre belirlenecektir. Toplumun üretici kapasiteleri, çok daha büyük bir olasılıkla, ödenebilecek bedellerle herkese insanca konutların temin edilmesine değil, sözgelimi, satın alabilecek parası olanlar için yeni model arabaların üretilmesine ya da pazara çıkar çıkmaz demode olacak biçimde tasarlanmış bilgisayarların üretilmesine ayrılacaktır. Bu nedenle, Marx, bütün üyelerine gıdą, giyim, konut, eğitim ve sağlık hizmeti sağlama kapasitesine sahip ABD gibi bir toplumda bile yine de yoksulluğun, evsizliğin, kötü beslenmenin, çoğu insanın karşılayamayacağı paralı sağlık hizmetlerinin ve birçok kişiyi işlevsel olarak okuyamaz-yazamaz durumda bırakan bir eğitim sisteminin yaygın olması karşısında şaşırmazdı. Böylesine eşitsizlikleri yapısında barındıran bir toplumda sözgelimi, sınıf sömürüsünün ve ırkçılığın birbirini pekiştirdiği derin toplumsal bölünmelerin olması da şaşırtıcı değildir.
Sayfa 149·Kitabı okudu