Charles Darwinin Türlerin Kökeninin 1859 da yayınlanmasıyla bilimsel dönüm noktası gerçekleşti. Evrim (ve bu nedenle, diyalektik) insanın anatomik oluşumunda bile işlerlikteydi ve doğal olarak, Marx, Darwin in büyük keşfinden aşırı derecede heyecanlanmıştı! Bu, hemen, maymundan insana geçiş (bu konuda Engels 1876 da bir kitapçık yazacaktı)' ve toplumun evriminin niteliği sorusunu ortaya çıkardı, Marx, 1844 Paris Elyazmalarında, insanı o anda gereksinim duyduklarından daha fazla üretebilme yeteneğiyle hayvanlardan ayırt etmişti,ama şimdi bu yetenek, insan anatomik olarak evrimleştikten sonra edinilmiş bir yetenek olarak da görülebilirdi. Amerikalı antropolog Lewis H. Morgan'in Eski Toplum veya Insanın Vahşilikten Barbarlığa ve Uygarlığa Ilerleme Çizgilerine Ilişkin Araştırmalar'ı 1877' de yayınlamasıyla Marx ve Engelsin aradıkları çözüm geldi. Marx bu kitaptan pek çok not aldı, ama ölümü (1883) Morgan'ın araştırmalarının sonuçlarını eleştirel olarak değerlendirmesini engelledi. Bu işi Engels üstlendi ve 1884'te Ailenin, Ozel Mülkiyetin ve Devle tin Kökeni ni yayınladı. Morgan'in tanımladığı vahşilik durumunda, insan toplumu "esas olarak kolektif" üretimle varlığını sürdürüyordu; üreticiler aynı zamanda tü keticiydiler. Iş bölümü" daha sonra gerçekleşti ve evrim geçirdikçe sınıfları doğur. du, ta ki "uygarlıkta en eksiksiz gelişim düzeyine ulaşan kölelikle, toplumun sömüren ve sömürulen sıniflara ilk büyük gelişimi gerçekleşt." Dolayısıyla, sınıflar ve sınıf mücadeleleri, insanın varoluş sürecinin daha sonraki bir aşamasında, insanın bir artı-değer üretebildigi ve bu nedenle, üretmeye zorlanabildiğı - ve buna sömüren sınıf tarafından el konulabildiği- bir zamanda doğdu.
İnsan toplumunda sınıf bölünmelerinin kökenine ilişkin bu belirleyici aydınlatma yapıldıktan sonra,