Yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark
kalmadığında özgürlüğüne kavuşur insan.Hayata tutunma arzusunu kaybettiğinde artık hiçbir şeyin esiri
değildir. Yaşamak ile ölmek arasında hiçbir fark kalmadığında ,tüm korkular ve hırslar anlamsızlaşır.Ve işte o boşlukta ,insan kendini en saf halinde bulur: hiçbir beklentinin ,hiçbir tehdidin hükmedemediği mutlak bir özgürlükte.