Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Beyninizi yerinden oynatacak bir karakter!
8/10
·823 syf.··
2024 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2024 19:12
KİTABA KISA BİR GİRİŞ Aynı gece hem doğum hem ölüm olması ne acı bir şey! Diye düşünmüştüm fakat kitabın acı ile dolu olmayan tarafı olmadığını hatırlayınca çok da üzerinde durmadım açıkçası... Kitabımızın içindeki süper 5'li (o dönemde siyasi örgüt olarak çok fazla grup vardır.), kendilerinden ayrılmak isteyen bir üniversite öğrencisini o gece yeni doğum yapmış hanımı olmasına rağmen çıkarları doğrultusunda onu öldürmek konusunda karar kılarlar. Bu ölüm 1869'da yaşanmış gerçek bir olaydır (olaydan bahsedeceğim) ve Dostoyevski bu olaydan esinlenerek Cinler'i yazar. Dönemin Rusyası'nın Çar'ını devirmek ve devleti ele geçirerek kafalarındaki düşünceleri gerçekleştirmek isteyen bir siyasi örgütün içindeki aydınların, ateistlerin, sosyalistlerin, anarşistlerin, kafaların içinde yanıp sönen ateşlerin tablosunu bizlere çok iyi bir biçimde sunar. 19. yüzyıl sonu Rusyası'nda hüküm süren şiddet atmosferine karşı bir tepki olarak kabul edilen bu eser, devrimci bir komplodan ilhâm almasının yanı sıra yazılmış en iyi siyasi romanlardan biridir. BAZI KARAKTERLERİN GERÇEK HAYATLA BAĞLANTISI VE TEMSİLLERİ 1) PYOTR STEPANOVİÇ VERHOVENSKİ Stepan Verhovenski'nin oğlu. Rus devrimine gönülden bağlı ve Avrupa'dan gelen emirlerin uygulanması için canla başla çalışan bir nihilist gibi görünse de ütopik bir fikri kendi başına uygulamaya çalışan bir iktidar düşkünüdür. Dostoyevski'nin gerçek hayattan aldığı Sergey Nechaev'in romana adapte edilmiş halidir. Sergey Nechayev, 19. yüzyılın ortalarında yaşamış Rus devrimci bir figürdür. Radikal görüşleri ve eylemleri ile bilinir. Öğrencilik yıllarında çeşitli örgütlerde yer aldı ve devrimci faaliyetlere katıldı. Ancak, zamanla örgüt içindeki anlaşmazlıklar nedeniyle eleştirildi. Nechayev, radikal ideolojisi ve etik dışı eylemleriyle dikkat
Edebiyat
CinlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20187,3bin okunma
Puan vermedi·823 syf.··
2023 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 04:34
Dostoyevski gençlik yıllarında sosyalist görüşüyle petraşevski adlı bir topluluğa üye olduğu için ve bundan dolayı yargılandığı için idam cezasına mahkum ediliyor. Fakat idam cezası son anda sürgün cezasına çevriliyor. Sürgün dönüşü bir taşra gölünde, infaz edilmiş bir adamın cesedi bulunuyor. Bu genç adamın öldürülme nedeninin uzaklaştığı devrimci örgütten ayrılmak istemesi olduğu sonradan anlaşılıyor. O sırada sürgünden dönen dostoyevski sürgün sonrası hayata bakış tarzını değiştirip daha dindar ve muhafazakâr bir düşünce sistemi sergiliyor. Cinayet olayını öğrenen dostoyevski olaydan çok etkileniyor, aslında o sırada üzerinde çalıştığı romanı " büyük bir günahkârın hayatı " adlı çalışmasını yarım bırakarak ikisini birleştirip ecinnileri meydana getiriyor. O dönemde Rusya'da siyasi bir kaos var. Liberaller, muhafazakârlar, burjuvalar, ateistler, nihilistler, Avrupa'nın etkisinde kalanlar var. Dostoyevski kitapta hepsine eşit oranda eleştiri getiriyor. Dostoyevski kitapta karakterler üzerinden siyasi görüşlere eleştiri getiriyor. Örneğin: Stepan Trofimoviç karakteriyle batı hayranı, ilerici görüşlü, sözde aydınların eleştirisini yapıyor. Pyort Stepanovinç karakteri ile aslında sosyalizm eleştirisi değil, sözde sosyalistleri eleştiriyor. Pyort Stepanovinç'in zaten kitapta da itiraf ettiği gibi ben aslında sosyalist değilim ben aslında bir madrabazım diyor. Gerçekte aslında sosyalizm fikirlerine sahip bir karakter değil. Sadece insanların siyasi fikirlerini sömürerek kişisel olarak güç sahibi olmak istiyor. Kirillov karakteriyle ise ataizm ve nihilizm 'e eleştiri getiriyor. Burada da aslında dikkat çekmek istediği nokta şu bir milletin ortak değerlerde buluşmasının önemli olduğunu bunun illa Tanrı olarak adlandırılması değil bu değerin bir devlet de olabileceği
Edebiyat
CinlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20187,3bin okunma
Puan vermedi·823 syf.·
2026 29. kitabı
Dostoyevski okumalarım neredeyse bitti. En büyük eserlerinin sonuncusunu da okudum. Romanları arasında kült olmuş Yeraltından Notlar, Suç ve Ceza, Kumarbaz, Budala ve Karamazov Kardeşler eserleri arasında bir de Cinler vardır. Bunların hepsini okudum. En beğendiğim romanı Karamazov Kardeşler ve Budala oldu sanırım. Cinler okurken (dinlerken) sıkıldım. Çok uzun ve sıkıcı. Ama derinine inilirse çok entelektüel ve fikri tartışmalara değinisi nedeniyle ufuk açıcı… Cinler (1871–1872) romanında, 1869 yılında Rusya’da gerçekleşen İvanov cinayetinden (lvanov adlı bir öğrenci, Moskova'da Neçayev'in siyasi çevresine mensup kişilerce katledimişti.) ilham alarak, devrimci ve nihilist fikirlerin Rus aydını üzerindeki yıkıcı etkilerini işler. Daha önsözde McCarty, Cinler’in; "fikirlerin ve kuramların, insanı ele geçiren yıkıcı birer güce, yani bir tür ‘cin’e dönüşmesini ve bu durumun toplumsal düzlemde yarattığı kaosu ele alan sarsıcı bir eser" olduğunu söyler. Ayrıca 1840'lı yılların "zararsız" ve Batıcı idealizminin, 1860'lı yılların kanlı nihilizmine nasıl zemin hazırladığını hüzünlü bir hicivle ortaya koyduğunu söyler. Dostoyevski, 1849'da "bir düşünce çevresine katıldığı için" (Çar I. Nikola yönetimine karşı faaliyetleri) tutuklanmış, idama mahkum edilmiş ve son anda affedilip, Sibirya’da kürek cezasına (ağır çalışma) çarptırılmıştı. Bu kürek cezasında yaşadıkları, orada tanıdığı mahkumlar ve hikayeleri, onun eserlerini beslediği gibi; suç, vicdan, inanç, acı ve insan ruhunun karanlık yanlarına bakışını derinden biçimlendirmiştir. Bu deneyimlerinin aktarıldığı temel eseri Suç ve Ceza'yı Cinler'in habercisi olarak görülür. Cinler'de bu mahkumiyet dönemine dair deneyimleri dolaysız biçimde yer almasa da aralara serpiştirilmiş; suç, ceza, insanın karanlık yanları dolaylı biçimde
CinlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20187,3bin okunma
Çarşı herşeye Karşı :)
8/10
·823 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
107 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2021 03:49
Eserin bana göre asıl değeri gelmekte olanı görmek değil. Gelenin ve mevcudiyette olanın salaklığını eleştirmesidir. Değişen ve gelişen kompleks dünyada birşeylerin ideolojik olarak sabit kalmasını isteyen insanlar her zaman kaybetmişlerdir. Kitabı daha derinden okuduğunuzda orwelin hatta camusun hamurunu hissedeceksiniz.
CinlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20187,3bin okunma
Puan vermedi·823 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2020 17:20
Dostoyevski Sibirya’dan, sürgünden daha yeni dönmüştü. ( biliyorsunuz Dostoyevski idamdan son anda kurtulup idam yerine sürgüne gönderildi) Döner dönmez bir kitap kaleme almak istedi kitabı Büyük Bir Günahkarın Hayatı adındaydı. Bu kitabı yazarken yazarı derinden etkileyen bir olay oldu Rusya’daki Nihilist gurupların başında olan Sergey Neçayev bir cinayet işledi. Öldürdüğü kişi eskiden kendi örgütünden bulunan sonra örgütten çıkan bir üniversite öğrencisiydi. Ülke çapında tepkiyle karşılanan olay Dostoyevskiyi de derinden sarmıştı ve sonra Cinler ( iş bankası yayınlarında Ecinniler olarak basıldı) adlı kitabı yazdı. Kitap birçok edebiyatçı ve siyaset bilimcisi tarafından dünyadaki en siyasi roman olarak anıldı. Kitapta nihilizme ve sosyalizme ağır eleştirilerden bulunan Dostoyevski’nin son yıllarında muhafazakar görüşü ve Panslavizm (Rus milliyetçiliği) ağır basmaktadır. Rusya’nın bekası için herkesin milliyetçi bir görüşe sahip olması gerektiğini savundu eğer Rusya’da bir sosyalizm furyası başlarsa bu Rusya’nın sonu olur gibi görüşlerini dillendirdi. Kitapta beni en çok etkileyen karakter karmazinovdu. Dostoyevski bu karakterle Turgenyev’i eleştirdi ve cidden yerinde bir eleştirilerde bulundu. Kitapta dönemin çarlığına da eleştiride bulunan Dostoyevski okuyucuya sivri dilli bir kitap sunuyor.
CinlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20187,3bin okunma
"kimseyi buyur etmem ruhuma."
Puan vermedi·823 syf.··
2025 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2025 00:11
Düzgün bir inceleme bulamayınca bu kitabı okumak isteyip çekinenler için geçtim klavye başına. Kısaca, karakterlerle kalbinizi kıracak, karakterlerin altında yatan fikirlerle sizi doyuracak bence muhhhhhhteşem bir kitap, gidin okuyun hiiiiiç oyalanmayın. Uzunca; okurken Karamazov kardeşlerden bile fazla keyif aldığım tüm karakterlerle iç içe geçmemi sağlayan ve ilk kez karakter başına 1000 isim düşmeyen rus romanıydı. Anlatımı yavaş gelenleri anlıyorum ama bu romanın öylesine bir edebiyat romanından fazlası olduğunu anlamak gerek. Cinler kitabı (isminde bahsedilen 'cinler' toplumu yozlaştıran ve insanların zihinlerine musallat olan fikirler bilmeyenler için) gençlerin yozlaşması ve dolayısıyla bunun topluma etkisini derin karakter analizleriyle anlatıyor, bu yüzden her bir karakterin saçına başına kadar her detayı anlatıyor ama bu anlatım asla sıkıcı değil oldukça akıcı. Hatta içinde en az uzuuuuun siyasi ve dini yorumlar barındıran kitabı da olabilir çünkü amaç fikirler üzerinden karakter gelişimi(aşağıda inceleyeceğim) Kitap birçok açıdan ülkemizle çok uyumlu, birbirinden çok farklı fikirleri soğurarak çok karşıt insanlara dönüştük, agresifleştik, başka fikirlere katlanamaz olduk ve en önemlisi suçlarımızı bu fikirlerin arkasında temize çıkardık. Şahsen ben her karakterle o kadar bağ kurdum ki (negatif ve pozitif) kitap bittiğinde uzun uzun bakıştık sayfalarla. Peygamberimiz (s.av.) hakkında yazılan kısmın eleştirildiğini gördüm, bu kısmı ben de iğrenerek okudum hatta kes sesini yazmışım karaktere jdjhshdsnc. Ama şunun farkındayım; Dostoyevski'yi tanıyan kimse yadırgamaz bunu, bizimle ilgili yazdığı şeyler de var. Ama o dönemi ve dinler tarihini bilen kimse umursamaz bile, Ruslar ve Türklerin birbirine olan derin düşmanlığı söz konusuydu, yıllarca savaştık
CinlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20187,3bin okunma
Kötü değilim sadece cinlerim tepeme çıktı.
10/10
·823 syf.··
2024 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2024 17:12
Evet, geldik en iyi siyaset kitabına. Orhan Pamuk a göre en iyi siyasi romanlardan biridir. Buram buram emek kokuyor adeta, on yıldız vermezsek hakaret olurdu. Cinler, cinler, cinler nedir bu cinlerin hikayesi? Fyodor Dostoyevski neden cinler koymuştur kitabın adına? Fyodor Dostoyevski incildeki yazıdan esinlenmiştir. İncilin 30.sayfasında yazan o cümleler; Orada, dağda otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı. Cinler, domuzların içine girmelerine izin versin diye isaya yalvardılar. Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdi sürü uçurumdan aşağı, göle atladı ve boğuldu. Çobanlar onları görünce kaçtılar, köylülere haber verdiler, halk koşup geldi. Biraz ötede, dağda cinlerden kurtulan o adamı giyinmiş kuşanmış, aklı başında isa'nın ayakları dibinde oturur buldular. Ve korkuya kapıldılar. Bu yazıda bahsi geçen domuzları Fyodor Dostoyevski Rus halkına benzetir. Sonlarını kendi ellerinde yakmışlardır. Kitabın sayfalarını her çevirişimde, cinler benimle iletişime geçiyordu adeta. Benimle konuşuyorlardı. Gelelim kitaba. Fyodor Dostoyevski Kitabı yazmadan önce ilham alır. İlham aldığı şey bir cinayet vakasıdır. Yirmi bir Kasım 1861 yılında anarşist, nihilist terör örgütünün başı Sergey Neçayev, üniversite öğrencisi guruptan ayrılmak ister. Sebebide fazlaca özgürlük düşkünü olmasıdır. Fyodor Dostoyevski bu olaydan fazlaca etkileniyor. Tabii yazarımız bu olaydan önce zaten bir kitap yazmaktaydı, yanlış hatırlamıyorsam ismi "Büyük Bir Günahkarın Hayatı" adlı bir eser çıkaracaktı. Zamanla, zamanla bu eser dönüşüp günümüz Cinler kitabı halini aldı. Evrimleşti diyebiliriz. Kitaba devam etmek gerekirse; Rusya'da devrimci bir grup, eski düzeni devirmek isterler. Hepsinin ideolojisi farklıdır. Sosyalistler, Liberalistler, Ateistler, Hristiyanlılar vardır. Rusya halkı gergin, kanlı bir devrim beklemektedir. Liberaller
Edebiyat
CinlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20187,3bin okunma
Puan vermedi·823 syf.··
2026 16. kitabı
Ecinnileri okumadan bu dünyadan geçip gitmek insanın kendi yaşamına saygısızlıktır demiş Ercan Kesal.Psikologların psikoloğu Dostoyevski. Dosyoyevski‘yi sevme sebeplerim adamın bütün hayatı aslında suç pişmanlık ve bağışlanma istenci ile geçiyor sebebini öğrenmek için günlüklerine ve mektuplarına bakıyoruz, mesela kumar bağımlılığı var ama bir yanda da çok keyif alıyor aslında biliyor tek kazanmanın yolu kumarda hiç oynamamaktır ama kendi hayatına bilerek maraz çıkarır gibi o iniş mutluluğunu delikanlı kitabında da diyor “suçlu olmaya bayılırım ama kendime karşı “yani aslında kendiyle didişip durduğu bir dünyası var. Özetin özeti Freud Dostoyevski için “kendini hep suçlu hissettiği için sürekli kumar oynayarak ve kaybederek kendini cezalandırıyordu “diye söylüyor dostoyevski muazzam bir yazar ve insanı ele alışında bir trick var ve o trick ne olduğu isimlendirilmezse Dostyevski bize dünyanın ve insanın sırrını çözmüş ve bunu nasıl yaptığı anlaşılamamış mucizevi birisi gibi gelir ama trick çözüldüğünde de mucizesi devam ediyor .
CinlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20187,3bin okunma
Puan vermedi·823 syf.··
2020 15. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2020 00:22
802 sayfalık bir yaşam kesiti. O derece canlı ve yaşamın kendisinden bile gerçek gibi. Dostoyevski gerçeğin gözünün içine bakmayı ustaca becermiş bir kalem. Bizim kendi günlük yaşantımız bile onun romanları kadar gerçekçi değil. Çarlığın otoriter rejimine karşı bir araya gelen ; liberal, anarşist, sosyalist ve ateist denebilecek bir kesimin Rus toplumunda bulduğu karşılığı ve bu karşılığın toplumsal dinamikleri harekete geçirişinin romandır bu. Yeni bir düzene duyulan özlemim romandır. Kirilov şahsında varoluşsal sancıları ustaca işleyişin romandır. Romanın başında İncilden bir pasajla başlayan koyun, cin ve kişioğlu tasvirleri toplumsal dinamikleri harekete geçirecek fikirleri sembolize etmektedir. Son bölümlerde verilen itiraflar ve olayların arkaplanını anlatan pasajlar, tolstoy'un itiraflarımı tadında keyifle okunacak bir roman yapıyor eseri.
CinlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20187,3bin okunma
Puan vermedi
Hiçbir neden kabul edilmiyor!-dedi-Yalan söylemiyorum!..Sana onların kitaplarını gösterebilirim: Onlara göre her aksaklık, çevrenin bozukluğundan kaynaklanıyor, hepsi bu! En sevdikleri laf bu! Yani eğer toplumsal düzen yoluna konulacak olursa, bir anda bütün suçlar yok oluverecek; çünkü ortada protesto edecek bir şey kalmayacak. Ve herkes bir anda dürüst olacak… Doğa diye bir şey hiç hesaba katılmıyor, yok sanki böyle bir şey. Doğa kapı dışarı!Onlara göre tarihsel biçimde canlı olarak gelişen ve eninde sonunda düzenli bir toplumsal yapıyı sağlayan insanlık yoktur; tam tersine, tarihsel gelişmelerden ve canlı süreçlerden önce bütün insanlığı düzenleyen, bütün insanlığı bir anda dürüst, kusursuz bir hale getiren, matematik bir kafadan doğma bir toplumsal düzen vardır. Onların tarihten bu kadar nefret etmelerinin ve onu “rezillikler ve aptallıklar yığını” olarak nitelemelerinin nedeni budur. Böylece her şeyi aynı saçmalıkla açıklama olanağını elde ediyorlar. Yaşamın canlı akışından nefret etmeleri de bu yüzden. Canlı varlığa ne gerek var!Canlı varlık için yaşam gereklidir., canlı varlık makinelere boyun eğmez, canlı varlık kuşkucudur, canlı varlık gericidir! Berikinde ise bir ölü kokusu var, istersen kauçuktan da yapabilirsin böylesini; buna karşılık cansızdır, iradesizdir, köle ruhludur, başkaldırmaz!Böylece her şeyi tuğla istifine; “falanster”de koridor ve odaların yerleştirilmesine getirip dayıyorlar.Falanster hazır ama, siz falanster için hazır mısınız? Hayır sizin doğanız, falanster için henüz hazır değil; o yaşamak istiyor, yaşam sürecini henüz tamamlamamış… Mezar için henüz zaman erken. Yalnızca mantıkla doğayı aşıp geçemezsin! CİNLER - DOSTOYEVSKİ
CinlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20187,3bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.