'Ben, çoktan kaybettiğimiz gölgeler dünyasını en azından edebiyat aracılığıyla tekrar hatırlatmak istiyorum. Edebiyat denen evin saçaklarını derinleştirmek, duvarlarını karartmak, görünürde neyi varsa gölgelere itmek ve gereksiz ev içi süslemelerini söküp atmak istiyorum. Her ev böyle olsun da demiyorum, bir tane bile olsa yeter. Neye benzeyeceğini görmek için ışıkları kapatın.'
'Atalarımız aydınlık yeryüzünün dört bir yanını duvarla bölerek bir gölgeler dünyası yarattı, oluşan karanlığın içine kadınları yerleştirdi ve onları bu dünyanın en beyaz canlıları ilan etti.'
'Ya da hiç ebediyet karşısında bir tür korku, odaya girdiğinizde zaman kavramını yitireceğiniz, yılların su gibi akıp gideceği ve odadan çıktığınızda kendinizi beyaz saçlı ve yaşlanmış biri olarak bulacağınız türden bir korku duymadınız mı?
'Güzellik denen şey, hayatın hâlihazırda var olan gerçeklerinden doğar.Karanlık odalarda yaşamak zorunda kalan atalarımız da göz açıp kapayıncaya kadar gölgelerin içindeki güzellikleri keşfedip zamanla güzelliğe hizmet edecek gölgeler yaratmaya koyuldular.'