"Maria" diye fısıldadım. "nasıl oluyor dz bir insan diğer bir insanı bu kadar çok mesut edebiliyor?... İnsanın içinde ne müthiş kuvvetlerin saklı olması lazım!"
Ona söyleyecek ne kadar çok şeylerim vardı... Bunların bütün ömrümce konuşsam bitmeyeceğini sanıyordum. Çünkü bütün ömrümce susmuş, zihnimden geçen her şey için: "Adam sen de, söyleyip de ne olacak sanki?" demiştim.
Bir ruh ancak benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, ruhumuzla yaşamaya başlıyorduk. O zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbirleriyle kucaklaşmak için, herşeyi çiğneyerek, birbirine koşuyordu.