İletinin içinde paylaşıp gönderiyi mahvetmek istemedim. Çünkü biraz içimi dökeceğim. Normalde şiir okumayı pek sevmem bana çok gizemli ve hüzünlü görünürler. Çokça farklı yorumlanabilmeleri ve benimde sadece şairin ne anlatmak istediğini bilmek istemem beni uzak tutmuştur. (bir de arkada hüzünlü bir fon müziği açıp bana zorla şiir okuyan ablamında etkisi olabilir.) Ama bu aralar yavaş yavaş kendi isteyimle şiir okumaya başladım. Yavaş yavaş diyorum çünkü önce bir suyun soğuk olup olmadığına bakmak için ayağımı sokmalıyım değil mi? Neyse işte okumaya başladım. Ve önceden bana okurken sıkıldığım şiirleri şimdi okumak için ona soruyorum." Hani geçen bana okuduğun şiir var ya adı neydi onun?" İlk sorduğum şiirde bu. Bazen bazı şeylerin o haline göre erken olduğuna inanırım bir kitap, bir fikir, bir şiir gibi... Anlayamazsın çünkü anlaman için gelişmen, kafandaki düşüncelerin farklılaşması, bazı şeyler yaşaman gerekir. (aslında o şeyleri gerçekten sevmediğinde değilde zamanı gelmediğinden sevmezsin)Sanırım şiirlerde benim için öyle oldu. Bu dizeleride özellikle seçtim. Bu aralar ruh halim böyleymiş gibi hissediyorum.