“Beyinde ilave 100 milyon kromozomun var olması en basit seviyede denetlenemeyen, düzeltilemeyen antisosyal davranışlara neden oluyor. Amerika’da her yıl ortalama 2.000 erkek XYY kromozomuyla doğuyor.”
Bazı Kayıplar Zafere Dönüşebilir
Bir dönem Gülseren Budayıcıoğlu'nun eserleri dizi olarak çekilmeye başlamasıyla birlikte çok popüler oldu. Birbirinden bağımsız vakaların incelendiği Kırmız Oda ile başlayan bu kurgular sonrasında diğer uyarlamalarla devam etti. Son dönemde bunlara bir yenisi daha eklendi: Kral kaybederse.
Şahsen kitap uyarlamaları olan yapımları hep heyecanla bekler ve izlerim. Acaba kitaptaki şu bölümü nasıl canlandıracaklar, şu ayrıntıyı verecek mi benzeri kitap kıyaslamasını yapmadan duramam. Doğrusu pek çok uyarlama hayal kırıklığıdır. Neticede sayfalarca süren betimlemelerin hayalini insan, yönetmene teslim edince sanki iradesini başkasına devretmiş gibi oluyor. Sanırım bu onun gerginliği biraz da.
Kral kaybederse bir dönem kitabı neticede, kahramanların gençlik ve olgunluk yıllarını anlatan. Bir türlü içsel tatmine, doyuma erişemeyen Kenan'ın biraz ibretlik hikayesi. Hikayenin yanı sıra, o dönemi dekor olarak gözde canlandırmak da ayrı bir keyif doğrusu.
Doktor Gülseren hanım bu kitabında da çocukluğa, geçmişe doğru yolculuk yaptırıyor hastalarına. Ve doğal olarak bize de. Bu tür kitapları o yüzden başkasının hayatına açılan pencere değil de daha çok kendimize açılan kapı olarak görüyorum ben. Peki bizim çocukluğumuzda yaratan yaralar neler? Bizi nerelere getirdi? Ve hala arada ince ince bizi hüzünlendirir mi?
En zor bakılan yerdir insanın içi, o yüzdendir belki o kadar dışımızla meşgul oluşumuz. Kendimizi görmemek için. Ve belki de o yüzdendir en büyük korkumuz, içimizi görenlerdir.
Keyifli okumalar
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma